ABD Başkanı Donald Trump, İran'la ilgili sert eleştiriler yönelttikten sonra "Ateşkes bence bitti, onlarla anlaşmak vakit kaybı" dedi.
Türkiye'nin 22 yıl aradan sonra ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Beştepe'de ortak basın toplantısı düzenledi.
Türkiye, 22 yıl aradan sonra 70 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip 40'tan fazla ülkenin liderini Ankara'da bir araya getiren NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor.
Zirve kapsamında Beştepe'de bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, düzenledikleri ortak basın toplantısında küresel güvenlik, müttefiklerin savunma yükümlülükleri ve bölgesel tehditler hakkında açıklamalarda bulundu.
ABD Başkanı Trump, NATO'nun mevcut finansal yapısından duyduğu memnuniyetsizliği açık şekilde dile getirerek ittifak ortaklarını hedef aldı.
Trump, "NATO'dan memnun değilim çünkü dünyanın bir numaralı terör ülkesi İran konusunda bize yardım etmediler. Mark ile de bu konuyu konuşmadım, bana yardım edecekler mi bilmiyorum, yardıma da ihtiyacım yok" ifadelerini kullandı.
ABD'nin ittifak içinde orantısız bir mali yük üstlendiğini savunan Trump, geçmişte NATO harcamalarının tamamını ABD'nin ödediğini iddia ederek, "Biz onlar için trilyonlarca dolar harcadık, Mark da bunu çok iyi anlıyor. Bize adil davranılmadı" diye ekledi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise basın toplantısında Trump'ın savunma harcamalarına yönelik eleştirilerine yanıt vererek, Avrupalı müttefiklerin bu konuda harekete geçtiğini belirtti.
Rutte, Avrupalı ülkelerin savunma bütçelerini artırma yönünde önemli adımlar attığını Trump'a iletirken, İran konusundaki tutumunda da "Seninleyim" diyerek ABD Başkanı'na destek verdi.
İSPANYA İLE TİCARETİ KESME TALİMATI VERDİ
İspanya'nın NATO içindeki performansını ve tutumunu sert bir dille eleştiren Trump, bu ülkeyi "umutsuz vaka" ve "berbat bir ortak" olarak nitelendirdi.
İspanya ile tüm ekonomik bağları koparmak istediğini açıklayan Trump, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'e İspanya ile olan tüm ticareti kesmesi yönünde talimat verdiğini duyurdu.
Trump, "İspanya cidden vakit kaybı, onlarla vakit harcamak istemiyoruz. Düşmanca davranıyorlar. Sonrasında arayıp 'Ne olur sizinle ticaret yapmak istiyoruz' dediklerinde ne kadar düşmanca davranacaklarını göreceğiz. Çok daha az iş yapacaklar" şeklinde konuştu.
"İRAN'A SALDIRIRSANIZ BİZ DE VURACAĞIZ DEDİK"
İran'a yönelik dün akşam gerçekleştirilen askeri operasyona değinen Trump, saldırıyı savunarak şu ifadeleri kullandı:
"İran'daki çok tehlikeli kişilere bir saldırı gerçekleştirdik. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de dün akşam onları çok sert, 20 kat daha sert vurduk. Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız dedik."
İran'ın nükleer silahlardan tamamen arındırılmasını istediklerini vurgulayan Trump, geçmişte binlerce ABD askerinin ve masum insanın ölümünden İran'ı sorumlu tuttu.
Kasım Süleymani'nin hayatta kalması durumunda daha büyük bir tehlike oluşturacağını savunan Trump, İran yönetiminin 47 yıldır sorun çıkardığını ve "beceriksiz" olduğunu öne sürdü. Dün Suudi Arabistan, Kuveyt ve diğer bölge ülkeleriyle de temas kurduğunu açıklayan Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini yineledi.
Konuşmasında Grönland konusuna da değinen ABD Başkanı, bu meselenin ABD için büyük bir sorun teşkil ettiğini kaydetti. İttifak üyelerinden destek talep ettiklerinde "hayır" yanıtını aldıklarını belirten Trump, müttefiklerin kendilerini yalnız bıraktığını ifade etti.
Tüm bu memnuniyetsizliklerine rağmen Ankara'da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Trump, kısa süre içinde sorunların ayrıntılı şekilde ele alınacağı büyük bir toplantı gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.
"İRAN İLE İMZALANAN MUTABAKAT ZAPTI BİTTİ"
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile çatışmaları sonlandırmak amacıyla daha önce imzalanan mutabakat zaptının artık yürürlükte olmadığını ilan etti.
Gazetecilerin mutabakatın geçerliliğine ilişkin sorusuna yanıt veren Trump, "Bana göre bu iş bitti. Onlarla muhatap olmak istemiyorum. Onlar pislik. hasta insanlar ve hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar. Benim açımdan onlarla vakit harcamak tamamen zaman kaybı" ifadelerini kullandı.
Avrupa'da büyük bir hoşnutsuzlukla karşılanan savaşı durdurmaya yönelik ateşkes anlaşması, son gelişmelerle birlikte ağır bir darbe aldı.
ABD, üç tankere düzenlenen saldırılara karşılık olarak dün gece İran'a yönelik yeni askeri operasyonlar düzenledi ve Tahran'ın petrol satmasına izin veren özel lisansı iptal etti.
Gerçekleştirilen askeri operasyonu savunan Trump, dün gece Suudi Arabistan, Kuveyt ve diğer bölge ülkeleriyle de temas kurduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İran'daki çok tehlikeli kişilere bir saldırı gerçekleştirdik. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de dün akşam onları çok sert, 20 kat daha sert vurduk. Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız dedik. Kirli oynuyorlar, onları sevmiyorum. İran'ın nükleersizleştirilmesini sağlayacağız. Geçmişte binlerce askerimizi ve masum insanı öldürdüler. Kasım Süleymani yaşasaydı daha da tehlikeli olacaktı. Gerçekten onları sevmiyorum."
İran yönetiminin 47 yıldır sorun çıkardığını ve "beceriksiz" olduğunu öne süren Trump, nükleer silaha sahip olmalarına asla izin vermeyeceklerini vurguladı.
RUTTE'DEN İRAN'A YÖNELİK SALDIRILARA DESTEK
Ortak basın toplantısında söz alan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, dün akşam başkanlık sarayında gerçekleştirdikleri ikili görüşmeye atıfta bulunarak ABD'nin İran politikasını ve askeri operasyon kararını desteklediğini ifade etti. Rutte, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Dün akşam başkanlık sarayında da görüştük. Bence sizin yaptığınız, İran'ın nükleer kapasitesini azaltmış olmanız hem İsrail hem bölge hem de dünya için çok önemli. Sonrasında bunu barışçıl bir şekilde çözmeye çalışmanız, ticari gemilere saldırmalarının ardından yaptığınız operasyon gerçekten gerekliydi ve güçlü bir yanıttı. Sizin yanınızdayım."
Trump'ın NATO bünyesindeki askeri ve diplomatik girişimlerini öven Rutte, "NATO'ya geldiğiniz zaman sizin başardıklarınız büyük bir kazanç" dedi.
Rutte ayrıca, Trump'ın İsrail konusundaki hassasiyetini bildiğini belirterek, Avrupa'nın ABD için devasa bir askeri üs haline geldiğini ve Avrupalı müttefiklerin savunma harcamalarını artırdığını kaydetti.
"GRÖNLAND'I DANİMARKA'YA GERİ VERMEKLE APTALLIK ETTİK"
Genel Sekreter Rutte'nin açıklamalarının ardından Grönland konusundaki eleştirilerini detaylandıran ABD Başkanı Trump, bölgenin savunma stratejisi açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti.
Grönland'ın ABD için hayati bir değer taşıdığını ancak Danimarka için aynı öneme sahip olmadığını savunan Trump, tarihsel bir değerlendirmede bulunarak şunları söyledi:
"Grönland ABD için çok önemli ama Danimarka için böyle değil. Danimarka, Naziler tarafından bir günde ele geçirildiğinde bir günde sürüldüler. Sonrasında bizden Grönland'ın icabına bakmamızı istediler, biz de sonrasında aptal gibi burayı geri verdik. Bunu yapmamalıydık. Burası savunma için son derece önemli bir bölge."
"ÇİN, PANAMA KANALI'NI ALMAYA ÇALIŞIYOR"
Grönland'ın askeri önemine yönelik açıklamalarının ardından küresel jeopolitik mücadeleye değinen Trump, Çin'in bölgedeki faaliyetlerine işaret etti.
Çin'in stratejik su yolları üzerindeki nüfuz arayışına dikkat çeken Trump, "Çin de Panama Kanalı'nı almaya çalışıyor ama bu gerçekleşmeyecek" şeklinde konuştu.
NATO ittifakına yönelik genel memnuniyetsizliğini yineleyen ABD Başkanı, buna karşın Genel Sekreter Mark Rutte'ye olan güvenini ve takdirini dile getirdi. Trump, "NATO'dan hiç memnun değilim ama bu adam gerçekten çok büyük bir lider, anlıyor. Birçok liderden daha iyi anlıyor." ifadelerini kullandı.
"BEDAVACILIK YAPTILAR, BIDEN VE OBAMA SESSİZ KALDI"
Müttefiklerin savunma harcamalarındaki paylarını eleştirmeyi sürdüren Trump, geçmiş ABD yönetimlerini ve NATO ortaklarını hedef aldı. Avrupalı ortakların savunma bütçelerinde yeterli sorumluluğu üstlenmediğini savunan Trump, şöyle konuştu:
"Bedavacılık yaptılar. Biden'ın biraz beyni olsaydı, ki yoktu, müttefiklere 'fazla ödeme yapmanız lazım' derdi. Obama da aynı şekilde davrandı."

