Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın CHP'den istifasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nde açıklamalarda bulundu. Özarslan konusuna değinmeyen Özel; partisinin projelerinden bahsederken, AKP'nin yürüttüğü politikalara sert sözlerle yüklendi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara'da düzenlene Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu toplantısının ardından partisinin projelerinden bahsetti.
Toplantıda adalet sistemine ilişkin politikaların ele alındığını belirten CHP Lideri Özel'in açıklamaları şu şekilde:
"Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı kahraman polisimizin tüm çabasına rağmen sokaktaki suç çeteleriyle mücadelede yetersiz kalmaktadır."
"Yaşadığımız bu ağır tablo siyasi tercihlerin bir sonucu şüphesiz. Uyuşturucu çeteleri ülkemizin her köşesini sarmakta, özellikle çocuklar bu çeteler tarafından kullanılmaktadır. Bunun yanında ekonomik kriz her geçen gün daha da yakıcı hale gelmekte, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı buna da bir çözüm üretememektedir."
"İKTİDAR HUKUK SİSTEMİNİ YERLE BİR EDİYOR"
Yargının siyasallaştığını vurgulayan Özel, "İktidar hukuk sistemimizi yerle bir ediyor" dedi.
"Bizim hedefimizde 'gelelim ve yargı sistemini ele geçirelim' diye bir hedef yok. Yargı sisteminin arındırılması, liyakatin, hızın, güvenilirliğin belli bir noktaya gelmesi ve bundan sonra bu ülkede hiçbir iktidarın gelip de yargıyı ele geçirmesinin mümkün olmadığı yeni bir düzen ve buna yönelik düzenlemeler istiyoruz. Siyasetin yargıya etkisini ortadan kaldırıp, gerçekten bağımsız ve tarafısz bir yargıyı kuracağız" diyen Özel, yargıya olan güvenin zedenlediğini belirterek, "Yargı eliyle yolu adliyelere düşen herkesin, 'Ben mahkemede adaleti bulurum' dediği bir sistemi inşa etmek durumundayız. Bugün yüzde 20'lere düşen yargıya güven oranını, şerefli yargı mensuplarımızla birlikte yeniden yükselteceğiz" şeklinde konuştu.
CHP LİDERİ VAATLERİNİ TEK TEK SIRALADI
CHP Genel Başkanı adalet sistemi ile vaatlerini şöyle sıraladı:
"Yargı sistemi Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan, mal varlıkları açıklanamayan, yolsuzluğa bulaşmış kişilerden hızla ve tamamen arındırılacak. Yargı mensuplarının göreve alımından atamalarına, terfilerine ve performans değerlendirmelerine dair tüm süreçler şeffaf ve önceden belirlenen kriterler çerçevesinde yürütülecek. Mahkemelerde dosyaların hangi heyete ya da heyetlere düşeceğine ilişkin yetki mahkeme başkanlarından alınacak. Dosyalar kanuni olarak oluşturulacak sıralama yöntemine göre otomatik olarak dağıtılacak. Coğrafi teminata ilave olarak yer ve kürsü güvencesi sağlanacak."
"İhtisas mahkemelerinin sayısını arttıracağız. Bu mahkemeler alanına hakim yargıçlar tarafından yürütülecek. Tıbbi davalara bakan mahkemeler, asker kişiler için mahkemeler gibi alanlarda da yeni ihtisas mahkemeleri kuracağız, var olanları güçlendireceğiz. Dosya görülme süresi uzamış yüksek mahkemelerin üye sayılarını arttırarak vatandaşın adalet talebini karşılayacağız. Kırılgan grupların yargıya erişiminin önündeki engelleri kaldıracağız, bunun için barolarla ve Barolar Birliği ile birlikte çalışacağız. Bizim iktidarımızda yargı siyasetin aparatı olmaktan çıkarılacak, sadece vatandaşın hukukunu koruyacak."
"İKTİDAR VATANDAŞIN HUKUKUNU HEM YURT İÇİNDE HEM YURT DIŞINDA KORUYAMIYOR"
AKP iktidarının uluslararası alanda attığı adımlara eleştiriler yönelten CHP Lideri Özgür Özel, "Devletin milletin hukukunu koruması gereken bir diğer saha da uluslararası alandır. Bu iktidar nasıl vatandaşın hukukunu yurt içinde korumuyorsa, yurt dışında da koruyamamaktadır" diyerek şunları söyledi:
"Gümrük Birliği çerçevesinde yaşanan son gelişmeler bu ülkenin üreticisinin uluslararası alanda sahipsiz bırakıldığını ortaya koymuştur. Avrupa Birliği'nin Kanada, Güney Kore, Hindistan başta olmak üzere yaptığı yeni serbest ticaret anlaşmaları tek taraflı olarak ülkemizi etkileyecektir. Bizim üreticimiz ürününü ihraç ederken gümrük vergisine tabi olmaktadır ama yeni anlaşmaların ardından aynı ülkelerin Türkiye'ye vergisiz ürün satabilmesinin önü açılmaktadır. Yerli üreticiyi korumayan Gümrük Birliği Anlaşması mutlaka değişmeli, hızla revize edilmelidir."
"Biz iktidarımızda Gümrük Birliği Anlaşması'nın kapsamlı bir şekilde güncellenmesini hedefliyoruz. Anlaşmanın tek taraflı yapısını değiştireceğiz. Karar alma süreçlerine mutlaka Türkiye'yi dahil edeceğiz. Gümrük Birliği'nin Türkiye'de yarattığı sıkıntıların nihai çözümü ise Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olmasından geçmektedir. Biz kararlı politikalarımızla ve partimizin uluslararası alanda gördüğü büyük destekle Avrupa Birliği'ne tam üyelik müzakerelerini en kısa zamanda başarıya ulaştıracağız. Başkan yardımcısı olduğum Sosyalist Enternasyonal'de 89 üye partinin CHP'nin Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne tam üye yapma hedefini tamamen desteklediklerine yönelik sık sık tekrarladıkları, imza altına aldıkları niyet beyanları ve dayanışmasını bu konuda son derece kıymetli görüyor, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ne kadar hızlı Avrupa Birliği'ne üye olabileceğimiz konusunda bir fikir vereceğini umuyoruz."
"İŞLETMELERİMİZ HIZLA İFLASA SÜRÜKLENİYOR"
AKP yönetiminin şahsi menfaatler uğruna ülkeyi iflasa sürüklediğini öne süren Özgür Özel, "Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi, işletmelerimizi de hızla iflasa sürüklüyor" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu ikisinin birbirinden ayrı şeyler olduğu düşünülmesin. Bugün ekonomide serbest rekabet ortamını ortadan kaldırıp her alanda imtiyazlı gruplar oluşturup geri kalanları ticari hayattan dışlayan bir yapı var. İşletmelerimizin genel borçluluk seviyesinin olağanüstü seviyelere ulaştığını endişeyle takip ediyoruz."
"1 yıllık artış %85'e ulaşmış, bu rakam son 3 yılın toplamına eşittir. 2025 yılı sonu itibarıyla hem vatandaşların hem de işletmelerin toplam icra iflas dosya sayısı 23 milyon 994 bine ulaştı. Takipteki alacakların tutarı 2025 yılı sonu itibarıyla 426 milyar 201 milyon liraya ulaşmıştır. Son 1 yıldaki artış %100'e yakındır. Vatandaşın kamuya olan borçlarındaki artış 1 yılda %65'e ulaşmıştır. Bu rakamın da detaylarına baktığımızda en büyük borç takibinde olan grubun KOBİ'ler olduğu görülmektedir. Vatandaşlarımızın da işletmelerimizin de kamuya ait borçlar ve yüksek faizler nedeniyle içinden çıkılmaz bir mağduriyet yaşadıklarını üzüntüyle takip ediyoruz."
"Kamu alacakları için politika faiz oranlarından ve hatta banka faiz oranlarından daha yüksek bir faiz uygulanmaktadır. Zaman zaman grup toplantılarımızda örnekleriyle değiniyoruz. Kasım 2025 tarihine kadar bu oran aylık %4.5'ti. Bugün itibarıyla aylık %3.7 seviyesindedir. Ayakta kalmak için zorlanan işletmeler ve borçlu vatandaşlar bu yüksek faiz ile ayrıca mücadele etmek zorundadırlar. Biz iktidarımızda bu tefeci faiz anlayışına son vereceğiz. Artık borçların yapılandırılması hayati bir gereklilik haline gelmiştir. Bu vatandaşımızın, iş dünyasının beklentisidir. Vatandaşlarımız ve işletmelerimizin devlete yönelik borçlarına ilişkin kapsamlı bir yapılandırma çalışmasını hayata geçireceğiz. Bunun için arkadaşlarımız detaylı olarak çalışıyorlar."
"Elbette borcunu düzenli ödeyen mükellefler için ödüllendirici destekler sunacağız ve onları ayrı tutacağız. Böylece önce zor durumdaki işletmelerin nefes almasını sağlayacağız, ardından ise adil rekabet koşullarını oluşturacağız. Bununla birlikte istihdamı da önce korumuş sonra arttırmış olacağız."
ÖZGÜR ÖZEL'DEN ET KRİZİ SÖZLERİ
Toplatıda ülkede bir süredir devam eden et krizinin de ele alındığını belirten Özgür Özel, "Hayvancılık alanında da diğer tüm alanlarda olduğu gibi adeta kasta varan bir kötü yönetim söz konusudur. Yerli besiciye hakkı olan desteklemeyi vermeyen Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı yurt dışından et ithalatı ile hem yabancı çiftçileri hem de ithalatta aracı olan bir grubu ihya etmektedir" diyerek şu sözleri sarf etti:
"AK Parti iktidarında bugüne kadar 7.7 milyon canlı hayvan ithal edilmiş ve bunun maliyeti 11 milyar doları aşmıştır. Yine bugüne kadar 500 bin ton et ithalatına 2.5 milyar dolar harcanmıştır. Süt için maliyetinin altında verilen fiyatlar anaç hayvanların kesime gitmesine neden olmaktadır. Artan yem fiyatları da bu besiciliği iyice imkansız hale getirmektedir."
"Et fiyatlarının son 5 yıldır enflasyonun çok üzerinde arttığını hatırlatırım. 5 yılda resmi enflasyon %617 iken et fiyatlarındaki enflasyon %1400'dür. Bunun bir sonucu olarak Ocak 2021'de asgari ücret 46 kilo kuşbaşı et alırken bugün bu rakam 30 kiloya düşmüştür. Yani alınan her 3 kilo etten 1 kilosu kaybolmuş, et üzerindeki alım gücü 5 yılda %33 gerileyip 3'ten 2'ye düşmüştür. Yoksul aileler artık ne yazık ki kırmızı ete erişmekte zorlanmaktadır. Dünyada kırmızı etin beyaz ete göre tüketim oranı 1/3 iken Türkiye'de bu oran 1/10'a gerilemiştir. Ve hatta bugün ucuz et alabilmek için Yunanistan'a alışveriş turları düzenlenmektedir. Bu durum vatandaşımızın önündeki yaşadığı zorlukları, çaresizliği sınır kentlerinde bu tip çözüm arayışlarını trajikomik bir şekilde önümüze sermektedir. Ancak AK Parti iktidarının bu sorunu çözebilecek ne niyeti vardır ne kabiliyeti. Ortaya koydukları tek çözüm daha fazla ithalat, daha fazla ithalattır."
"Biz iktidarımızda üreticilere hakkı olan desteklemeyi vereceğiz. Her fırsatta ifade ediyorum; kanunla sabittir ki milli gelirin %1'i çiftçilere, üreticilere destekleme olarak verilir. Bu sene gelmiş olan 2026 bütçesinde oran yine binde ikiydi. Yani kanundaki belirtilen rakamın beşte biridir. Bütçe Kanunu bu konudaki özel kanuna aykırılık teşkil etmektedir. Bu konudaki eleştirilerimizi ifade ettiğimiz gibi bu konuyu da bir kez daha Anayasa Mahkemesi'ne taşıdığımızı ifade etmek isterim.
"Uygun şartlardaki krediye erişim imkanları ortadan kalkmıştır. Bu sağlanmalıdır. Kredi için tarla, traktör ve evler teminat olarak istenmektedir. Akıl alacak iş değildir. Çiftçilik aile hekimliği modeli mutlaka başlatılmalıdır, buna çalışıyoruz. Her işletmenin sürekli ve ücretsiz ulaşabileceği bir veteriner hekimi ve ziraat mühendislerini görevlendireceğiz. Bu veteriner hekimler ve ziraat mühendisleri için, özellikle yeni mezunlar için ortada olan büyük istihdam krizine de çözüm üretecekler."
"Türkiye'nin et üretiminde ithalatçı olmasının sebebi ıslah programı uygulamamasıdır. Tarımda ister et üretin, kırmızı et, ister beyaz et üretin, ister tohum üretin; eğer bilimsel bir ıslah programınız yoksa dünyada ithalatçı ülke pozisyonundasınız. Islah programı uygulayanlar da ihracatçı ülkelerdir. Hızla bilimsel bir ıslah programını hayata geçireceğiz. Kooperatifler ve borsalar aktif çalışacak. Böylece garantili üretim için bir finansman kalkanı oluşturulacaktır. Yani besicimiz üretecek, yurt dışından hayvan ithalatı son bulacak, hem üretici kazanacak hem de tüketici ucuz ete kavuşacaktır."
"Değerli arkadaşlar, bugün önerdiğimiz politikaları hayata geçirmek zor değil. Çünkü bu ülkenin devasa kaynakları var. Örneğin bu sene bu iktidarın yanlış ekonomi politikaları nedeniyle 2.7 trilyon liramız faiz ödemelerine gidecek. Sadece bu kaynak bile tüm bu saydıklarımızı karşılamaya misliyle yetiyor. Kur korumalı mevduatla heba edilen kaynaklarımızı, zenginlerin silinen vergilerini, kamu özel iş birliği anlaşmalarına yapılan garanti ödemelerini saymıyorum bile."
"19 MART DARBESİ İÇİN 160 MİLYAR DOLAR HİBE EDİLDİ"
19 Mart sürecinin ülke ekonomisine verdiği zararı açıklayan CHP Lideri Özgür Özel, "Sadece 19 Mart darbesi için 160 milyar dolarımız heba edildi" dediği açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Ekonomik krizin üzerine bir de yargı ve siyasi kriz eklendi. Biz bu çatı altında Türkiye'nin yakıcı sorunlarına yapıcı çözümler üretmek için ve bunları milletimizle paylaşmak için çalışmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu 12 metrekarelik hücresinde olsa da bu millet için azimle çalışıyor. Onu esir alarak bu yürüyüşü durduracaklarını sananları yerel seçimlerde olduğu gibi yine büyük bir hüsran bekliyor. Yerel seçimde nasıl kazandıysak genel seçimde de açık bir farkla kazanacağız."
"DEĞİŞİM HERKESE İYİ GELECEK"
"Adalet ve Kalkınma Partisi bu ülkenin işçisine, emeklisine, çiftçisine, esnafına ve memuruna iyi gelmedi. Ama milletimiz emin olsun ki değişim herkese iyi gelecek. Millete tepeden bakanlar gidecek, milletin hizmetkarı olanlar göreve gelecek. Herkes derin bir nefes alacak" ifadelerini kullanan CHP Genel Başkanı sözlerini şöyle noktaladı:
"Söz veriyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak; artık sorunları görüyoruz, bunları anlatıyoruz noktasından bu sorunları çözecek reçeteler elimizde, uygulamak için seçimleri bekliyoruz. Milletimizin vereceği yetkiyle ve büyük bir sorumluluk anlayışıyla, arı gibi çalışarak umudunu kaybetmiş olan insanlarımızın umutlarını yeşerteceğiz."
"Bundan önce Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde olduğu gibi hiç kimseyi ayırmadan, kimseyi dışarıda bırakmadan, omuz omuza, kol kola bu ülkeyi bir kez daha ayağa kaldıracağız. Bu ülke kalkınacak, zenginleşecek ve adaletli olarak paylaşacak. Kimse Cumhuriyet'in kalkınmasının ve adaletinin dışında kalmayacak. Bu ülke, bu ülkeyi kuran dedelerimizin hayallerinde olduğu gibi torunlarının barış, refah ve huzur içinde yaşadığı bir ülke olacak."

