CHP, gözaltına alınan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'e destek olmak için Ataşehir Belediyesi önünde Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitingi düzenledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde:
"Hepiniz bu ilçede yaşayan, karnını bu ilçede doyuran, çoluğunu - çocuğunu burada büyüten, anne - babasına ve sevdiğine burada sahip çıkan, bu ülkenin eşitliğine, özgürlüğüne inanan ve birlikte yaşarken 'Bu ilçeyi kim yönetsin?' diye sorulduğunda yüzde 65'le bu partinin bir evladına, gencecik bir siyasetçiye, tertemiz Onursal Adıgüzel'e sahip çıkanlara selam olsun. Birileri karşımıza çıkmış, 'Siz bilmezsiniz, ben bilirim' diyor. 'İstanbul'da Ekrem olmaz, kayyım olacak' diyor. 'Ataşehir'i vaktiyle biz kendimize ayırdık. Hesap - kitap yaptık ama olmadı. Ataşehir Cumhuriyet Halk Partisi'ni seçti. Adı gibi Ata'nın ardından gidenleri seçti. Şimdi de elimizden kaçtı. Yüzde 65'le. Yakında Kadıköy'le aynı olacak Ataşehir, hazmetmem bunu. Siz bilemezsiniz' diyor. Bunun için bugün burada elbette konuşacağız. Bir arkadaşa, bir kardeşe, bir yoldaşa, bir komşuya sahip çıkmak önemli. Ama daha önemlisi 'Sözü ben söylerim, kararı ben veririm. Benim sözümün üstüne söz olmaz. Ben milletim, ben halkın iradesiyim' demek ve darbeye geçit vermemek önemli. Bu millet, ezelden beri zalime diz çökmedi. Bu millet, en karanlık zamanlarda hep bir çıkış yolu buldu. Bu millet, ezelden beri hep şöyle söyledi; 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.' Bunu tek başına söyleyebilecek tek meydan aha da bu meydan. 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım…' Önünüzde saygıyla eğiliyorum Ataşehir. İşte bizim mayamız budur. Bizim inancımız budur. Bizim ruh halimiz budur. 'Korkuturum, sustururum, sindiririm' diyen bak bu meydana da sen birazcık daha kudur. Şöyle bir anlaşma yapalım. Ataşehir çok renkli, çok sesli, çok güçlü bir ilçe. İki ayrı güçlü ses birbirini beklesin, birbirini takip etsin. Önce bize bu haksızlıkları yapan Ekrem Başkan'ın 32 yıllık diplomasını yok sayan, onun adaylığını engellemeye çalışana meydanın burası sesleniyordu. Kim yapıyor bu kötülükleri? O zaman bizim diplomamızı yok sayan, kendi diploması hiç olmayan, bu kadar kötülüğü planlayan, arkasında duran ey Erdoğan, ne yapsın Erdoğan?
"Değerli Ataşehirliler, Onursal Adıgüzel, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öz evladıdır. Baba ocağına doğmuş, 18 yaşından önce partide büyümüş, gençlik kollarına kaydolmuş, o gün bugün Ataşehir'de siyaset yapmış, partimizin bir neferidir. Gencecik yaşında, 2015 yılında ön seçime girmiş, gençlerin desteğiyle, sizlerin desteğiyle ön seçimde milletvekili adayı olmuş, üç dönem Meclis'te birlikte çalıştığımız, Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, partinin her noktasında katkı sağlamış, mücadele etmiş, belediye başkanı adayı olduğunda ilçede büyük bir heyecan, sonra da beğeni uyandırmış, Ataşehir'de bütün imkansızlıklara rağmen hem belediyecilikte önemli işler yapan hem de Ataşehir'le birlikte adına uygun, Ata'nın şehrinde çalışan, topluma önderlik eden, sokaktan ayrılmayan, yanınızdan ayrılmayan bir belediye başkanı olarak sizin gönlünüze taht kurmuş bir kardeşimizdir. İki yıldır Ataşehir'de gece, gündüz çalışıyor. Ve şimdi 19 Mart darbecilerinin Anadolu yakasındaki yeni hedefi, Onursal Adıgüzel."
"Biraz önce Emniyet Müdürlüğü'nde sorulan sorular, verilen cevaplar, avukatları tarafından alındı. Buradan ilan ediyorum, buradan söylüyorum. Onursal Adıgüzel'e ne bir baz kaydı, ki olsa ne yazar? İstanbul'da herkesin her yerde baz verdiğini ispatladı avukatlar. Ama ne bir baz kaydı ne teknik takip ne dinleme ne 'Onursal Adıgüzel şunu yaptı, şunu aldı, şunu sattı' diye bir söz... Hiçbir şey yok. Yani soru soramayacak durumdalar Onursal'a, soru soramayacak. Diyorlar ki 'Bir suç örgütü var. Başında Onursal Adıgüzel var. O yüzden onunla bir bağlantı, bir ilinti, bir isnat, bir şüphe bulamayacağım, onun için bu işi örgütlü diye tanımlayacağım ve Onursalı ne varsa ne yoksa her şeyden sorumlu tutacağım.' İşte bu durum, 'suçüstü hali'dir. Bu durum kendisinde hiçbir suç olmayan, işi gücü çalışmak olan, kendisine savcının iddia edecek bile, kibrit çöpü kadar bir şey bulamadığı birisine sırf '19 Mart darbesi devam etsin' diye, sırf 'Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yolculuğu dursun' diye, sırf 'Cumhuriyet Halk Partisi'ne iktidar yolunda çelme çakılsın' diye yapılan bir kumpasın Ataşehir kısmı ile karşı karşıyayız. Buradan büyük bir özgüvenle, partinin Genel Başkanı, Onursal'ın ağabeyi ve yol arkadaşı olarak söylüyorum ki Onursal Adıgüzel masumdur, bu iftiranın hesabı, eninde sonunda sorulacaktır."
"Böyle bir kumpasla, onu kızı Algı'dan, eşi Duygu'dan, anasından, babasından ve ailesinden, çok sevdiği Ataşehir'den koparmaya çalışanlara yarın buna niyet edeceklere söylüyorum. Aklınızı başınıza alın. Keser döner sap döner, yarın seçim olur, iktidar değişir. Bu açtığınız yolda bir savcı bulan, bir tane meczup iftiracı bulan, elinde kanıtı olmayan ama açtığınız yoldan yürümeye kalkan biri çıktığında, dışarıda ve geriye dönük ne bir AK Partili belediye başkanı kalır ne bir AK Partili belediye meclis üyesi kalır ne bir AK Partili siyasetçi kalır. Herkes nasıl bir yol açtığını, sırf seçim kazanamayacağı için nelere tenezzül edildiğini görsün. AK Parti'de ki kaldıysa, makul insanlara, konuşabiliyorlarsa AK Parti'nin makullerine sesleniyorum. Olanı biteni görüyorsunuz. Silivri'deki yalanı, dolanı artık kimse örtemiyor. Onursal'a bir tek suçlama yok ama 'Örgüt kurdun' sen deyip belediyenin şemasından örgüt şeması çıkarıyorlar. Yarın bunu Konya'ya yaparlar, yarın bunu Kayseri'ye yaparlar, yarın bunu geçmişe dönük yaparlar. Buradan bir kez daha ifade ediyorum ki yapılan iş yanlıştır, yapılan iş haksızlıktır. Kötü örnektir ve çok kötü bir yolu açmaktır. 23 yıllık iktidarın sonunda bu yolu açıp da giderse birileri bu yoldan kim geçer, geriye kim kalır, hesap edemezsiniz. Onun için aklınızı başınıza toplayın, kul hakkına girmeyin, arkadaşlarımıza haksızlığın arkasında değil, karşısında durun. Gençler 'Gün gelecek, AKP halka hesap verecek' diyor. Burada ben söylüyorum. AK Parti'ye 'iyi olsun' diye oy verenlere, yanlışlıkla ya da bilerek üye olanlara, AK Parti döneminde işe girenlere, maaş bağlananlara, yardım alanlara ya da herhangi bir sebepten AK Partili olanlara; Sizi bizle korkutmasınlar. Bizler iyi insanlarız. Şu meydanın en arkasında duran biri var. Şu köşede duran biri var. Bu meydana gelmek için yola çıkmış, trafikte kalmış, toplu taşımada kalmış birileri var. Bu insanlar haksızlığın, rantın, kul hakkı yemenin değil, bu insanlar, adaletin savunucuları, iyiliğin bekçileri. Yürekleri kocaman, bu ülkenin güzel insanları bunlar. Bu meydandan kötülük çıkmaz."
"'Kurtuluş yok tek başına' şarkısını birlikte söylediğimiz Duygu Adıgüzel, sizin evladınız. Onun evladı Algı. 9 yıl önce bir pazartesi akşamı doğdu. Salı günü TBMM Grup Toplantısı vardı. Ben grup toplantısını açarken aramızdaki örgütleri saydım saydım saydım. 'Bir de' dedim, 'Dün gece aramıza Algı Adıgüzel katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi daha da güçlendi, güzelleşti.' O Algı'yı, babasından ayırmaya çalışıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi kusuru, hatası, yanlışı, olanların partisi değildir. Öyle olduğunda hızla yolları ayırırız. Hayrü'l beşer, insan şaşar ama bunu taşımayız. Fakat bunu böyle bilip de Cumhuriyet Halk Partililere iftirayla, hakaretle, onları geride bırakmaya, onları yalnız bıraktırmaya, onları bir suçu işlemediği halde işlemiş gibi göstermeye çalışanlara karşı da bir tek Cumhuriyet Halk Partiliyi geride bırakmadık, bırakmıyoruz, bırakmayacağız. Bir kez daha söylüyorum. Onursal Adıgüzel'i örgüt kurmakla suçluyorlar. Başka hiçbir şey bulup da sormuyorlar. Onursal Adıgüzel, çocuk yaştan beri partiyi örgütleyen, sevgiyi örgütleyen, hizmet örgütleyen, mücadeleyi örgütleyen bir arkadaşımızdır. Buradan Erdoğan'a söylüyorum. Onursal hangi örgütü kurduysa o örgüte beni de yazın, bizi de yazın. Göreve geldiği gün 'Şafak operasyonları bitti, olmayacak' diyenlere sesleniyorum; İçişleri Bakanı'na sesleniyorum. Onursal Adıgüzel'in evine gece 01.00'de gidildi. Onursal Adıgüzel'in evi gece 01.00'de arandı. CMK 118 diyor ki 'Konutta veya işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz.' Bugün Onursal Adıgüzel'in evine gidildi, hiçbir şey bulunmadı. Ama o gün yapılan işlem tamamen hukuka aykırıdır. Tamamen hukukun ayaklar altına alınmasıdır."
"HANGİ AK PARTİLİ'Yİ EVİNDEN POLİSLE ALDINIZ?"
"İçişleri Bakanı'na sesleniyorum. Diyorsunuz ki '591 AK Partili'ye ve 321 Cumhuriyet Halk Partili belediyeye soruşturma izni verdik. Taraf tutmuyoruz.' Buradan soruyorum. Peki 591 AK Partili'den hangisinin evine gece 01.00'de, sabah 06.00'da gittiniz? Hangi AK Partili'yi polisle, jandarmayla evden aldınız? Hangi AK Partili'yi nezarete, Vatan'a koydunuz? Hangisini savcıya çıkarıp hakkında tutuklama kararı verdiniz? Burada şu ortada; iddia Cumhuriyeti Halk Partililerin iki katı kadar, iddiaların ciddiyeti CHP'ye söylenenlerin iki katı kadar ama yapılan işlem yüzde 1'i bile değil. Bizim arkadaşlarımıza işlemediği suçtan, gizli tanıkla ya da iftiracıyla bir şey söyleyip tek bir kanıt bulamayanlar, 'İBB'nin AK Parti döneminden 52 iddiayı verin biz inceleyeceğiz' deyip delillerin üstüne oturanlardır. Ankara Büyükşehir'deki 90'dan fazla Melih Gökçek dosyasını alıp karartanlardır. Bu memlekette Ankara'yı parsel parsel sattığını partisini kuranlar söylerken, Cumhurbaşkanlığı İstişare Kurulu üyeleri söylerken, AK Parti'nin Ak Saçlılar Divanı'nda oturanlar söylerken, Melih Gökçek; belediyenin makam arabasını zimmetine geçiren, belediyenin konutunu vermemek için yıllarca direnen, hiçbir kuruşun hesabını vermeyenler orada dururken tertemiz bir soru, bir şüphe bile söyleyemedikleri gencecik arkadaşlarımıza bunları yapanlara bir kez daha hatırlatıyoruz. Adalet Bakanlığı, bir partinin yargı kolları başkanlığı değildir."
"BİR GÜN BUNLARIN DA İDDİANAMESİ OLACAK"
"Siz Onursal Adıgüzel hakkında tutuklamanın olduğunu takip eden gece canlı yayınlardaki beş gazeteciye aynı anda Onursal hakkında yalan ifadeler yolladınız. Kayıtlar elimizde. Eninde sonunda o gazeteciler, o yalan bilgiyi, 'Onursal Adıgüzel'in 7 milyon dolarlık rüşveti kanıtlandı' denilen bilgiyi 'TGRT'de, A Haber'de, orada - burada aynı anda nasıl konuştular? Bu bilgi Adalet Bakanlığı'ndan nasıl servis edildi?' Bunun da bir gün iddianamesi olacak. 'Ertesi gün iktidara yakın gazeteler hepsi aynı manşetle nasıl çıktı?' Bir gün bunun da iddianamesi olacak. Haysiyet cellatlarına, vicdansızlara, o paçavralara iftiraları eşzamanlı yazdıranlara meydan okuyorum. Gün gelecek bunun teker teker hesabını verecekler. Bu alçaklığı fitil fitil burnunuzdan getireceğim. Söz veriyorum."
Miting alanına mesaj gönderen İmamoğlu da "Öyle bir bataklığa saplandılar ki; iftiralarını ve yalanlarını büyüttükçe, milletin gözünde küçülüyorlar" dedi.

