Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü programında konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; söz konusu vatan, devlet ve milletin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmediklerini söyledi. Erdoğan, terörsüz Türkiye süreciyle ilgili de önemli mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muş'ta Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nda "955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı"nda konuştu.
"SÖZ KONUSU VATANIMIZ OLDUĞUNDA KİMSEYE BOYUN EĞMEYİZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türk milletinin devletin bekası, milletin varlığı, bayrağın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir millet olduğunu belirtti.
Erdoğan, "Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde, bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan'ın muhteşem zaferiyle sadece Anadolu'nun kapılarını millete açmadığına işaret ederek, "Selahaddin Eyyubi ile Kudüs'e, Sultan Fatih'le İstanbul'a, Osmanlı Cihan Devleti'yle üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana'yla, Yunus Emre'yle, Hacı Bektaşi Veli'yle, İdris-i Bitlisi ve Ahmed-i Hani'yle gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu'dan Balkanlara, Hicaz'dan Kuzey Afrika'ya, Adriyatik'ten Atayurdu'muza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı." ifadelerini kullandı.
"MİLLET OLARAK NE ZAMAN BİR OLDUYSAK BAŞARIDAN BAŞARIYA, ZAFERDEN ZAFERE KOŞTUK"
Tarihte bazı hakikatlerin tahrif edilmesinin, yok sayılmasının, inkar edilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Erdoğan, "Bu gerçeklerden biri de şudur. Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak, sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını, unutmayın, böyle yazdık. Çanakkale'de, Milli Mücadele'de, 15 Temmuz'da zorlukları böyle aştık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefrikaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık." diye konuştu.
"GÖVDEMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK"
Konuşmasında terörsüz Türkiye sürecine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz güçlü olmak zorundayız. Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa tüm çabamız müessir ve müreffeh bir Türkiye'yi inşa etmek içindir. Bu uğurda elimizle birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız."
"TÜRKİYE YÜZYILI'NI İNŞA ETMEK İÇİN ATIMIZIN KUYRUĞUNU BAĞLADIK"
Millet olarak çok eski bir gelenekleri olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık.
"BÖLGEMİZDE TARİH YENİDEN YAZILIYOR"
Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın; bölgemizde tarih yeniden yazılıyor."
"HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMAYA MAHKUMLAR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön verdiğini, bunun önünü artık hiç kimsenin kesemeyeceğini vurgulayarak, "Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye'nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ NE DURUMDA?
Terörsüz Türkiye sürecinde önceki gün kritik bir toplantı vardı. Çerçeve yasa kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu, ilk toplantısını yaptı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Beştepe'de gerçekleştirilen toplantıya; Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz ve MGK Genel Sekreteri Okay Memiş katıldı.
DÖRT ALT KOMİSYON OLUŞTURULDU
Yaklaşık 4,5 saat süren toplantıda, dört alt komisyon oluşturuldu. Toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Gerçekleştirilen ilk Kurul toplantısı kapsamında; Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonunun oluşturulması karara bağlanmıştır."
Oluşturulan alt komisyonların, silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerine çalışması bekleniyor. Silahların nerede, hangi takvimle ve hangi yöntemle teslim edileceği takip edilecek.
Adli işlemler için oluşturulan alt komisyona, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hakim ve savcıların katkı vermesi bekleniyor. Bu yapının, teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarını, hukuki statülerine göre sınıflandırması hedefleniyor.
Ancak infazın ertelenmesine alt kurul değil, infaz hakimi karar verecek. Silahlarını bırakarak Türkiye'ye dönecek örgüt mensuplarının sosyal uyum ve rehabilitasyon süreci için de bir komisyon oluşturuldu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'ndan psikolog, psikiyatrist, hekim ve sosyal hizmet uzmanlarının bu komisyonda görevlendirilmesi planlanıyor.
Takip, koordinasyon ve uygulama kurulunun ilk toplantısının ardından yapılan açıklamada idari mekanizmaların hızla harekete geçirildiği de kaydedildi.
Açıklamada "Devletimiz, tüm kurumlarıyla tam bir eş güdüm içinde, toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek bu tarihi adımları kararlılıkla uygulamaya devam edecektir." ifadesine yer verildi.

