Galata Köprüsü'ndeki Gazze yürüyüşüne ilişkin konuşan CHP lideri Özgür Özel, "Bu ikili uygulamalar doğru değil. Birine helal olan, öbürüne yasak olsun. İzni isteyen CHP olunca köprüler yasak, Erdoğan'ın oğlu yürüyünce değil" dedi. Özel, açılış töreninde yaptığı konuşmada da iktidar yürüyüşlerini sürdürdüklerini vurguladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Muharrem Ekici Gençlik Merkezi önünde Manisa Büyükşehir Belediyesi toplu açılış törenine katılacak.
Açılış öncesi Saruhanlı Merkez Camisi'nde cuma namazı kılan Özgür Özel, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, sözlerine şöyle başladı:
"Ben 2026 yılı için tüm ülkeye, hangi siyasi görüşten olursa olsun 86 milyon vatandaşımıza başta sağlık, huzur, refah; bölgemiz ve ülkemize barış diliyorum. 2025 yılında hem çok acılar çektik kayıplarla, hem de çok zorluklar çekti ülkemiz. Hem de 2025 yılı emeklilerimiz için, asgari ücretliler için, Saruhanlı'daki çiftçiler için, esnaflar için zor bir yıl oldu. Afetler gördük, kuraklık gördük, hastalık gördük, yangın gördük. Sokakta ve mutfakta, pazarda, cüzdanda yangın var. Bunların tamamının 2026'da hızla iyileşmesini temenni ediyoruz."
FİLİSTİN YÜRÜYÜŞÜ
CHP lideri Özel, Galata Köprüsü'nde daha önce Cumhuriyet Halk Partisi'ne verilmezken Bilal Erdoğan'ın 1 Ocak'taki Gazze'ye destek eylemine izin verilmesinin sorulması üzerine şunları söyledi:
"Şimdi objektif bakacak olursak dün verilen izin doğru, önceki verilmeyen izinler büyük yanlışlıktı. 'Bize vermediniz, onlara da vermeyin' diyecek halimiz yok. Kim Gazze için, Filistin için yürüyorsa, kim bir eylem yapmak istiyorsa, kim ses çıkarmak istiyorsa ona izin versinler. Ama diğer yandan bu ikili uygulamalar doğru değil, vicdanları yaralıyor. Bu soruyu siz niye soruyorsunuz? Gazetecinin görevi bu. Yani 'Birine öyle, birine öyle uygulama… Birine helal olan, öbürüne haram olsun. Birine serbest olan, öbürüne yasak olsun.' Demokrasilerde bu olmaz. Yani izni isteyen CHP olursa köprünün üstü yasak, izni isteyen Sayın Cumhurbaşkanı'nın oğlu olduğunda bu sefer 'O izin verilecek.' Bu doğru bir yaklaşım değil. İznin verilmesi doğrudur. Her isteyene bu izinler verilmelidir. Gazze için sağdan - soldan nereden en net, en yüksek ses ve itiraz çıkarsa bunun Gazze'ye, Filistin'e ve hepimize katkısı var. İsrail'in bu saldırgan tutumunun karşısında barış savunan herkesin, hele hele Müslüman kardeşlerimizin bu kadar katledildiği bir süreçte buna ses çıkaran herkesin sesine ses vermek ve destek olmak gerekir. Çifte standarda itiraz ediyoruz. Ama dün yapılan iş önemli bir iştir, doğru bir iştir. Keşke bu meselede partizanlık yapmasalar da hiçbirimizin, milletin vicdanını boşu boşuna sızlatmasalar. Bu adaletsiz, ikircikli görüntüler ortaya çıkmasın. İnşallah 2026'da biz yine oraya bir izin istediğimizde dün verilen izin bize de verilir. Bunu böyle ifade edelim. Yoksa 'Bize vermediler, onlara da vermesinler' şeklinde biz öyle bir negatif siyasetin ne insanıyız, ne partisiyiz."
SDG SORUSUNA YANIT
Özel, Suriye'deki son duruma ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Oradaki Arap Alevi kardeşlerimize, Nusayri kardeşlerimize yapılan saldırıları defalarca kınadık, bir kez daha kınıyoruz. Dürzilere saldırı oluyorsa, onu da kınıyoruz. Araplar, Kürtler, Türkler barış içinde yaşamalılar. Bunun için bir anayasal çerçeveye ihtiyaç var. Herkesin temsil edildiği bir Suriye anayasasına ihtiyaç var. 10 Mart mutabakatının uygulanabilmesi için diplomasiye ihtiyaç var. Türkiye'den çıkan seslerin bu noktada yapıcı olması lazım. Yani şeyi anlıyorum. Bir an önce bu istikrarsız ortam bitsin isteniyor, evet. Ama yapıcı, sabırlı, diplomasiye alan açan bir sürecin götürülmesi gerekli diye değerlendiriyoruz. Bu konuda Türkiye zaman zaman MİT Başkanı'nın bu konuda aktif tutum sergilediğini takip ediyoruz. Bu konuda hem Dışişleri Bakanlığı, hem istihbarat teşkilatının, hükümetin aktif tutum sergilemesi lazım. Açıkça söylüyoruz. Buradan bize de orada bir görev düşerse, sözümüzü söylediğimizde hem dünyada, Avrupa'da, hem Suriye'de bizim bu işe katkı sağlayabileceğimiz neresi varsa, biz de katkı yapmaya açığız. Yeter ki Suriye'de barış olsun.
"SURİYE'YE DE TÜRKİYE'YE DE BARIŞ BEKLİYORUZ"
Sınırın iki tarafında Kürtler yaşıyor. Oradaki sorunun çözülmesi demek, sınırın iki tarafının, kardeşlerin bir arada yaşaması demek. Suriye'nin barış içerisinde olması ve Türkiye'nin barış içerisinde olması; Suriye'ye huzur getirir, Türkiye'ye huzur getirir. Suriye kalkınır, Türkiye kalkınır. Ayrıca Türkiye'deki sığınmacı sorunu tamamen hallolur. Şu anda yüzde 20'si halloldu, yüzde 80'i duruyor. Suriye'ye de Türkiye'ye de 2026'da barış diliyoruz ve artık savaşlarla, istikrarsızlıkla değil; barış ve kalkınma ile anılmak istiyoruz. Bu ülkenin de Suriye'nin de Kürtünün de Türkünün de yaşayan Araplarının da, Türkmenlerinin de, Alevilerinin de Sünnilerinin de esas sorunu; sömürülme sorunudur, açlık sorunudur, yokluk sorunudur. Bunların aşılması için de Suriye'ye de Türkiye'ye de barış bekliyoruz."
ERKEN SEÇİM SORUSUNU CEVAPLADI
"2027 yılında bir erken seçim olur mu?" sorusunu yanıtlayan Genel Başkan Özel, şöyle konuştu:
"Şimdi yine bence erken seçim 2026'da olsun. Bıçak kemiğe dayanmışken neden 1,5 - 2 sene daha beklensin. 2026 yılı geçim yılı olmayacaksa, seçim yılı olur. Bu noktada asgari ücret, sefalet ücreti olarak açıklanmıştır. Tarihte ilk kez işçiler masada olmadan ve tarihte ilk kez açlık sınırının altında, verildiği gün, ilan edildiği günü açlık sınırının altındadır. Bugün açlık sınırı 30 bin 400 lirayken, asgari ücret bunun 4 bin lira - 3 bin lira altında ilan edilmiş durumdadır. Alındığında daha da altında kalacaktır. Bu katlanılabilir bir durum değildir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki hafta Pazartesi günü MYK toplantımızı yaparak, ardından kapalı grup toplantımızı yaparak, Salı günü açık grup toplantımızı yaparak, Çarşamba günü yine mitingimizi yaparak, Perşembe günü Parti Meclisimizi toplayarak, Cuma günü Doğu - Güneydoğu bölgesindeki il başkanlarımızı, kanaat önderlerini toplayarak, Cumartesi günü 81 ilin il başkanlarını toplayarak, gelecek hafta her gün bir toplantıyla 2026 yılına nasıl başlıyoruz, 2025'i nasıl değerlendiriyoruz, 2026'da nasıl mücadele edeceğiz, erken seçim sandığını nasıl getireceğiz ve bu milletin sorunlarına çözüm önerilerimizi hangi performansla, hangi takvimle, ne şekilde çalışarak yapacağız bunları planlayacağımız… Ardından da tabii bir yandan planlamayla, bir yandan mitingimizi, grup toplantımızı aksatmadan iktidar yürüyüşümüzün somut adımlarını atacağımız, başlayacağımız, bu toplantılarla değerlendirmeleri yapacağımız, hem istişarenin hem de ardından bir koordinasyonun, eşgüdümün sağlanacağı, partinin bütün yetkili organlarının, grubundan Parti Meclisine, il başkanlarından, Cumhurbaşkanı Aday Ofisi'ne kadar yoğun bir toplantı, planlama ve harekete geçme haftası olarak önümüzdeki haftaya başlıyoruz. Teşekkür ederiz arkadaşlar."
"İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ SÜRDÜRÜYORUZ"
Özel, açılış töreninde yaptığı konuşmada da Türkiye siyasetinde kutuplaşmanın geldiği noktaya dikkat çekerek yeni yılda asıl sorunlara odaklanılması gerektiğini kaydetti.
Parti olarak halkın ihtiyaçları için çalıştıklarını vurgulayan Özel, yaptıkları çalışmalardan örnekleri sıraladı. "Yoksulluk çeken herkese sesleniyorum" diyen Özel, Manisa'da halk lokantalarında uygulanan ücretin esnaf lokantalarında da uygulanması için çalışmalar yürüttüklerini bildirdi. Özel, belediyenin işletmeler ile görüşme halinde olduğunu kaydetti.
İktidar yürüyüşlerini sürdürdüklerini vurgulayan Özel, "Andolsun ki memleketime iktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim. Hiçbir çocuğa yoksulluğu miras bıraktırmayacağız" ifadelerini kullandı.

