Funda Arar yapay zekâyla üretilen şarkılara karşı sahneyi işaret etti
MÜZİK HABER
3 Kasım 2026 12:01 | PowerGroup
Funda Arar, son dönemde hızla artan yapay zekâ destekli şarkı üretimi hakkında konuştu. Son olarak Kıbrıs'ta sahneye çıkan şarkıcı, müzik üretiminin algoritmalar tarafından yönlendirilmesine dair gözlemlerini aktarırken "Herkes yapay zekâyla şarkıcı, söz yazarı, besteci oldu" ifadesini kullandı. Arar'ın değerlendirmesi, hem şarkı yazımının biçim değiştirmesine hem de dijital platformların sanatçıya dayattığı yayın temposuna uzanıyor.

Şarkıcı, şarkıların yapısının bile bu yeni düzene göre kurulduğunu söylüyor: "Artık şarkılar nakaratla başlıyor, algılar değişti. Kafa yormak istemiyoruz artık. Dijital algoritmalar da insanları daha fazla üretmeye yönlendiriyor." Arar'a göre bu, bir tercih meselesi olmaktan çıkmış durumda; platformların işleyişi sanatçıyı sürekli üretmeye mecbur bırakıyor. "Platform sana 'Benim için çalışıyor musun? Her ay bir şarkı koyuyor musun?' diye bakıyor. Eğer yılda bir şarkı koyayım dersen seni şutluyor" diyen şarkıcı, kendi çalışma düzenini de bu baskıyla açıklıyor: "Algoritmayı boş bırakmaya gelmez, sürekli stüdyodayız ve çalışıyoruz."

Bu tablo, uzun yıllardır albüm mantığıyla çalışmış bir kuşağın bugün içinde bulunduğu durumu özetliyor. Eskiden bir albümün hazırlanması aylar sürerken, bugün sanatçının görünürlüğü büyük ölçüde ne sıklıkla yeni şarkı yayımladığına bağlı. Arar'ın sözleri, bu hızın şarkıların yazılma biçimini de dönüştürdüğünü söylüyor: dinleyiciyi ilk saniyede yakalamak için nakaratla açılan, girişi kısaltılmış bir düzen.

"Canlı performans, er meydanıdır"

Arar'ın asıl itirazı ise üretimin kendisinden çok, ortaya çıkan işin niteliğine. "Bazen öyle şarkılar geliyor ki yapay zekâyla yapıldığı o kadar belli ki..." diyen şarkıcı, bu şarkıların kaçınılmaz bir sınavı olduğunu düşünüyor. Ona göre o sınavın adı sahne: "Ama sıra sahneye gelince iş değişir. Canlı performans, er meydanıdır. Öyle dijitale okumak gibi değil."

Şarkıcı bu noktada dinleyiciye güveniyor. "Bizim dinleyicimiz de çok bilinçli; kim canlı okuyor, kim playback yapıyor hepsini gayet iyi biliyor" diyen Arar, stüdyoda kurulabilen her şeyin sahnede kurulamayacağını hatırlatıyor. Bu, kariyerini büyük ölçüde canlı sahne üzerine inşa etmiş bir ismin kendi mesleki ölçüsünü ortaya koyması anlamına da geliyor.

Tartışma yalnızca Türkiye'ye özgü değil, ancak Arar'ın sözleri meseleyi somut bir yere oturtuyor: ayda bir şarkı yetiştirme zorunluluğu, nakaratla başlayan şablonlar ve giderek artan sayıda yapay zekâ üretimi kayıt. Şarkıcı bunların karşısına tek bir ölçüt koyuyor; mikrofonun açık olduğu an. Kıbrıs'taki konserinin ardından yaptığı bu değerlendirme, sahneye çıkmaya devam eden bir ismin sektöre dair net bir duruşu olarak okunabilir.