Oasis belgeseli Don't Look Back in Anger Disney+'ta yayında
MÜZİK HABER
15 Ekim 2026 20:31 | PowerGroup
Oasis'in 16 yıllık aranın ardından sahneye dönüşünü anlatan belgesel "Oasis: Don't Look Back in Anger", 9 Ekim itibarıyla Disney+'ta izlenebiliyor. Filmi Dylan Souther ile Will Lovelace yönetti, akışını ise Steven Knight hazırladı. Knight, hikâyeye başlamak için 2009'a, Rock en Seine'deki o gitar fırlatmalı kavgaya dönmeyi tercih etmiş; böylece seyirci daha ilk dakikalarda, arşiv görüntülerinin alışıldık belgesellerden çok daha geniş yer tutacağı bir anlatımla karşı karşıya olduğunu anlıyor.

Kameranın asıl odaklandığı yer ise Noel Gallagher'ın grubu toplayıp Liam'ı beklediği ilk prova günü. Liam öğlen saat 1'de gelmeden önce grup klasikleşmiş Oasis şarkılarının üzerinden geçiyor ve Noel'i, kardeşinin sesiyle özdeşleşmiş parçalarda duyuyoruz. Elinde çantası, sırtında parkasıyla içeri giren Liam'ın ilk işi davuldaki bir detaya takılmak oluyor: "Bu ne saçma şey, değiştirin şunu." Hemen ardından ikili, on beş yıl hiç konuşmamış gibi değil, iki aylık kısa bir aradan dönmüş gibi bir uyum yakalıyor.

Belgesel, buradan sonra geçmişle bugün arasında gidip gelerek Cardiff'teki açılış gecesine ulaşıyor. Oasis'in dönüş turnesinin yarattığı etki yalnızca Birleşik Krallık'la sınırlı kalmıyor; başta grubun kendi şehri Manchester olmak üzere, Buenos Aires'ten Seul'e kadar dünyanın iki ucundaki şehirler filmde yer buluyor. Arjantin bölümünde futbol taraftarlığıyla Oasis hayranlığı arasında kurulan bağ anlatılırken seçilen şarkının "Wonderwall" olması, filmin en yerinde dokunuşlarından biri.

Mani'ye veda ve iki kardeşin hesaplaşması

Filmin en duygusal anı, Oasis'in kuruluş hikâyesine de dokunuyor. The Stone Roses'ın bas gitaristi Gary "Mani" Mounfield'ın hayatını kaybetmesi, yıllar içinde Gallagher kardeşlerin hem dostu hem bir nevi ağabeyi hâline gelmiş biriyle vedalaşmak anlamına geliyordu. Noel, onu şöyle anlatıyor: "Onların 1989'da Manchester'da verdikleri konserden döndüğüm gibi elime gitarımı alıp Oasis'i kurdum." Brezilya konserinde çalınan "Live Forever" sırasında arka plana Mani'nin portresinin yansıtılması, Liam'ın solo boyunca seyirciye sırtını dönüp o portreye bakması, filmin akılda kalan görüntüsü oluyor.

Belgesel, on beş yıllık kopuşun yalnızca grubu değil aileyi de böldüğünü de açıkça söylüyor: Liam'ın çocuklarıyla Noel'in çocukları bu süre boyunca birbirleriyle görüşemedi. Liam, abisinden takdir ve sevgi görmediğini doğrudan ifade ediyor ve tek bir şey istediğini söylüyor: saygı. Bunu anlatırken kullandığı cümle filmin en sert anlarından biri: "Ben öylesine tuttuğun bir kayıt müzisyeni değilim. Ben Liam Gallagher'ım."

Filmin bilinçli bir tercihi var: Oasis'e dair daha önce duyulmamış sırlar ya da kapalı kapılar ardındaki hesaplaşmalar aramayın. Müzikseverin iyi hissetmesini önceleyen bu yaklaşım, daha katmanlı bir hikâye anlatma şansını da geri çeviriyor. Yine de 2024'ün Ağustos'unda gelen dönüş haberinin yarattığı büyüklükle boy ölçüşecek bir gelişme hâlâ yaşanmış değil. Grup, 2025'teki turnenin ardından verdiği aranın sonunda 2027'de yeniden yola çıkacak; bu iki yılın arasını ise konser görüntüleriyle harmanlanmış bir filmle doldurmuş oluyorlar.