AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA 2. GÜN
TÜRKİYE'DEN HABERLER
28 Ocak 2026 16:51

CHP'li belediye başkanlarının tutuklu, Aziz İhsan Aktaş'ın ise tutuksuz yargılandığı "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü" davasında ikinci gün sona erdi. Duruşmada ilk olarak Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ile eşi Celal Tekin ve Zeydan Karalar savunma yaptı. Celal Tekin ile Aziz İhsan Aktaş'ın avukatı arasında iddianame tartışması yaşandı. Mahkeme önce duruşmaları izleyiciye kapattı. Ancak daha sonra bu kararı geri aldı. Duruşma yarın da devam edecek.

CHP'li belediyelere yönelik "Aziz İhsan Aktaş suç örgütü" soruşturması kapsamında, 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu, 40'ı tutuklu 200 kişinin yargılanmasına bugün devam edildi.

Dünkü ilk duruşmada kimlik tespiti yapılmıştı. Sanıkların savunmalarının alınmasına ise bugün başlandı.

Duruşma İstanbul Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi gerekirken salon kapasitesinin yetersiz olması sebebiyle Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan 1 numaralı duruşma salonunda görüldü.

İlk duruşmanın 20 Şubat'a kadar sürmesi bekleniyor. Dava kapsamında CHP'li 5 seçilmiş belediye başkanı tutuklu yargılanırken, "suç örgütünün lideri" olarak tanımlanan Aziz İhsan Aktaş "itirafları" nedeniyle tutuksuz yargılanıyor.

Duruşmanın ikinci gününe CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gül Çiftçi Binici ve Gökan Zeybek ile birlikte İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve milletvekilleriyle çok sayıda partili katıldı.

Dün çok sayıda korumayla salona gelen Aktaş, bugün de salonda yerini aldı.

"DOSYADA ÇOK YALAN SÖYLENMİŞ"
Davada ilk savunmayı Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan yaptı. Kayhan özetle şunları söyledi:

"Hayatım boyunca pek çok belediyede çalıştım.

20 yıllık belediyecilik tecrübemle, 2024 yılında Karabağ'dan aday gösterilmeyince Abdurrahman Tutdere ile çalışmak için Adıyaman Belediyesi'nde göreve başladım. Deprem sonrasında faydalı olacağımı düşündüm.

Yıllardır tanıdığım bir arkadaşla (Savaş?) aramızdaki para alışverişi, iftirayla rüşvet alışverişine dönüştürüldü.

5 Temmuz sabahı polislerin beni araması üzerine belediyeye gittim; kendi isteğimle giderek gözaltına alındım.

4 Temmuz sabahı beni aradı, İzmir'de tutuklanan bir arkadaşımız için avukat parası konusunda yardım istedi.

Rüşvet vermiş olsaydım parayı iade ederdi; ancak geri dönüşte o parayı aldı.

Dosyada o kadar çok yalan söylenmiş ki…"

"VERESİYE RÜŞVET Mİ OLUR"
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın savunmasına geçildi. Aydar şunları söyledi: "Ben, 2024 yılı Mart ayında Ceyhan Belediye Başkanı seçildim. Aziz İhsan Aktaş ve yakınlarının, belediyelerden aldığı herhangi bir ihale olmadığı gibi, benim dönemimden önce yapılmış ihalelerin de devamı söz konusu olmamıştır. Aziz İhsan Aktaş ve akrabalarının, 2024 yılında belediye başkanı seçildikten sonra benim dönemimde aldığı herhangi bir ihale bulunmamaktadır ve devam eden bir ihale de yenilenmemiştir.

İhsan Aktaş ve yakınlarının şirketlerine yapılan ödemeler usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Şöyle ki; aynı tarihlerde başka firmaların da belediyeden alacakları ödenmiştir. Aktaş ve yakınlarının şirketlerine yapılan ödemeler özel ya da ayrıcalıklı ödemeler değildir. Belediyeden alacağı bulunan diğer firmalar da aynı şekilde ödemelerini almıştır.

Aktaş, değeri 4 milyon TL olan bir daireyi 20 milyon TL'ye aldığını söyleyerek rüşvet verdiğini iddia etmektedir. Ancak yine Aktaş'ın, babamla ev pazarlığı yaptığını iddia ettiği 25-26 Temmuz tarihlerinde, akrabalarının şirketlerinin belediyeden olan toplam alacağı sadece 1,5 milyon TL'dir. Tapunun alındığı Ağustos ayında da yine alacak tutarı 1,5 milyon TL'dir.

Aziz İhsan Aktaş, Kasım ayında 300 bin dolar verdiğini iddia etmektedir. O tarihte ise şirketlerinin belediyeden bir kuruş dahi alacağı bulunmamaktadır. Bir insan 1,5 milyon TL alacağı için 20 milyon TL ödeme yapar mı? Kasım ayında hiçbir alacağı olmayan bir şirketin tahsili için 300 bin dolar verir mi? Temmuz ayında yapılan bir ödemenin rüşveti dört ay sonra mı ödenir? Yani veresiye rüşvet mi olur?

Savcılığın yaptığı araştırmalar sonucunda, iddianamede de belirtildiği üzere, bir dairenin değerinin 7,5 milyon TL olduğu tespit edilmiştir. Yine savcılığın yaptığı değer tespitine göre, bu iki dairenin toplam değerinin 15 milyon TL olduğu belirlenmiştir. Bu daireler iki bağımsız bölümden oluşmakta olup, tek daire hâline getirilmiş, son derece lüks, özel tasarım ve full eşyalı dairelerdir.

Savcılığın dahi iddianamesinde, çıplak hâliyle toplam 15 milyon TL olarak belirttiği bu daireler, babam tarafından full eşyalı ve özel tasarımlı hâliyle Aziz İhsan Aktaş'a 15-16 milyon TL bedelle satılmıştır. Aziz İhsan Aktaş ise ifadesinde bu daireleri 20 milyon TL'ye satın aldığını söylemiştir. Bu 20 milyon TL'yi de tapuda 4 milyon TL, ayrıca 6 milyon TL ve 300 bin dolar olmak üzere ödediğini iddia etmektedir."

OYA TEKİN İSYAN ETTİ
Ardından Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in savunmasına geçildi. Tekin şunları söyledi:

"Bir hukukçu olma gayesiyle, tarihî davalar her zaman dikkatimi çekmiştir. Hukuk devleti anlayışı açısından tarihe not düşen davaları, hukuki anlamda değerlendirilen notları hep önemsedim.

Yemek yemedik, avukatımızı göremedik. Çay istedik, o bile verilmedi. Hatta salonda suyumu unutmuşum; tansiyonum düştü. Eğer dün savunma sırası bana gelseydi, zaten konuşamayacaktım.

Akşam koğuşa gittik. Koğuşta kadınlar beni karşıladı. "Başkanım" dediler, "400 yılı yayınlanan bir suç örgütü lideri, makam arabasıyla ve korumalarla gelmiş." Gözümden yaş aktı.

Buradan çıkarken cezaevinde, aracın içinde küçük bir bölüme beni koydular. Aslında oraya girmeme gerek yoktu, dedim; ancak "Talimat böyle" dediler. Dışarıdan bir ses duydum: "Bu bir canlı tabut." Bizi canlı tabuta koyuyorsunuz.

Biz onurlu insanlarız; onurumuzla yaşıyoruz. Benim arkamda üç evladım var, beni izliyorlar. Onlara miras bırakacağım tek şey onurumdur.

Tarihe not düşen bir davada, bunun karşınızda sanığı olarak bulunuyorum.

Ben, Adana'nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıyım. Bu makama çalışarak, emeğimle geldim. Kimse bana evimde otururken "Gel, belediye başkanı ol" demedi. Yıllardır verdiğim hak ve hukuk mücadelesiyle bu noktaya geldim.

Adliyeye götürürlerken çekilen o meşhur görüntü var ya sıraya dizilmiş halde. Orada çekilen o görüntünün fotoğrafını odana asacağım ve ben de bu hukuksuzluğu yaşadım diyeceğim."

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ
Duruşmaya Tekin'in savunmasının ardından ara verildi.

Aranın ardından Oya Tekin'in eşi Celal Tekin savunma yaptı.

Celal Tekin şöyle konuştu: "Ben Aziz İhsan Aktaş'ı tanımam. Sonra tanıştım. Aktaş ile Ankara'da görüştüm. Savcılık bu görüşmeyi bambaşka yere çekerek, eşimin talimatıyla para alma sonucuna ulaşmıştır. Düşünün, 700 milyon almışız. Bu kadar büyük organizasyonun bu kadar kısa sürede olması mümkün değil. 135 ayrı noktada baz vermişken, vaktimin çoğu İller Bankası'nda geçmişken bu mantıksız. Tek beyan Aziz İhsan Aktaş'ın. Parayı çeken şahsın bu parayı kime verdiğine, niye çektiğine yönelik bir beyan yok. Para çekildiği an, görüşmemizden önce. Bu da tutarsızlığın kanıtı."

"AYDIN NEDEN YOK?"
Tekin, son olarak şunları söyledi: "Aydın'la ilgili iddialar var mesela. Aydın nerede? İddianamede yok. Kütahya'yla ilgili mesele oraya gönderildi. Biz neden İstanbul'da yargılanıyoruz? Bir siyasi parti dışında gözaltı, tutuklama, dava var mı? Neden yok?"

Celal Tekin, Aktaş'ın ısrarlı bir şekilde belediyeye gittiğini özel kalemde bu gidişlerin kaydının olduğunu belirtti. Aktaş'ın burada tehditler savurduğunu söyleyerek, ailesini korumak için görüşme talebini kabul ettiğini anlattı. Celal Tekin, Aktaş ile Ankara'da görüşmek için randevu verdiğini anlatarak, "Kendisiyle kısa bir süre görüştüm. Kendisi şirketlerinin batma, sabrının taşma aşamasına geldiğini söyledi. Savcılık, bu görüşmeyi bambaşka yöne çekerek eşimin ilgisi olmayan görüşmeden hem anlaşma hem para alma sonucuna ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.

Ardından Aziz İhsan Aktaş'ın avukatıyla Celal Tekin arasında tartışma yaşandı.

Aziz İhsan Aktaş'ın avukatı: Tehdit edildiğinizi söylüyorsunuz. Bu kadar hukukçu olan bir ailede yaşıyorken bu konuyu (tehdit) emniyete neden bildirmediniz ?
Celal Tekin: Eşimi korumak için erkeksi duygularla hareket ettim.

Aziz İhsan Aktaş'ın avukatı: Aziz İhsan Aktaş 3 kadayıf kutusu içinde dolar teslim etmiş bu iddiaya ne diyeceksiniz?

Celal Tekin: İddianamede olmayan soruları sormayın.

"BEN NEDEN BU DOSYADAYIM"
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın savunmasına geçildi. Savunmasına başlayan Karalar şunları söyledi:

"2014'te de Seyhan Belediye Başkanı oldum. Öyle bir iş yaptık ki, herkes Zeydan Karalar Büyükşehir Belediye Başkanı olsun dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda borç, gelirin 4 katıydı. 5 yılda tüm haciz dosyalarını hallettik. Bugün itibarıyla belediyenin geliri şu anda borcun 4 katı.

Milyonların desteklediği Zeydan Karalar şu an sizin karşınızda. Bizim biraz önce anlattığım başarılarımız bizi bu noktaya getirdi. Vatandaşlar 'Sizi bu kadar sevdik ya o yüzden buradasınız' diyorlar. Gelelim davaya. Ben kimseye rüşvet vermedim, kimseden rüşvet almadım. Baki Nugay, 'Aziz İhsan Aktaş benim resmi ortağım değildir' diyor. Bu Türkiye'nin dikkatinden kaçtı. Aktaş da iş alabilirdi, ihalelerin hepsi açıktı. Girebilirdi. Belediye başkanlarının ihale verme, almada rolleri yok. Hem Aziz İhsan Aktaş'ın şirketleri Seyhan Belediyesi döneminde bizimle çalışmadı. Ben nedense bu dosyadayım? Ben Adanalıyım Silivri'de ne işim var dedim. Seyhan Belediyesi'nde 2014-2019 arası hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Zaten hakediş ödemelerinin çok düzenli yapıldığını sunduk delil olarak. 'Ben ödemelerimi alamıyorum, Zeydan Karalar'a gittim, o da Özcan Zenger'e yönlendirdi' deniyor. Ödemelerin düzenli yapıldığı bir ortamda niye gelsin bizden ödeme istesin?"

"Zeydan Karalar'ın talimatıyla Özcan Zenger bana geldi' deniyor dosyada" diye Karalar şöyle devam etti: "Kullanılmamış bu mesela iddianamede. Çeşitli defalar Zeydan Karalar'la görüşemeyeceği için bu da iddianameye konulmamış. Burada bir çaba var. Birileri beni tutuklamak için özel bir gayret göstermiş. Belli ki 5 ay sonra tutukluluktan kurtulmak için Baki Nugay'ın ifadelerinden dolayı buradayım. Masak raporu, HTS kaydı, bilirkişi raporu bunların hiçbir benimle ilgili değil. Dosyada yok. 7 aydır tutukluyuz, 8. aya gireceğiz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkmam. Bizim itirazımız tutuklu yargılamak. Yoksa boynumuz kıldan incedir, korkumuz yok. Ben kendisini savcılığa ihbar etmiş bir insanım. Tüm ihaleleri inceleyin dedim. İlçe belediyelerinden başka dört şehir belediyesi de girmeli. Kütahya mesela, tefrik edildi gönderildi. Isparta var. İkisi görevde, ben tutukluyum. Ben milyonların güvendiği insan olduğum için mi buradayım? Bu bir haksızlık değil mi? Hayatım boyunca ülkeme hizmet etmekten bir milim ayrılmadım. 7 aydır Adana'dan, ailemden, vefakar Adanalı kardeşlerimden ayrıyım. Benim tutuklu olmamdan ailemi, Adana'yı ve Adanalıları cezalandırmak anlamına geliyor."

Karalar'ın savunmasının ardından duruşma bugünlük sona erdi.

"İZLEYİCİ ALINMAMA" KARARI GERİ ALINDI
İzleyici sıralarından duruşma sırasında fotoğraf ve video çekildiği için mahkeme heyeti salona izleyici alınmayacağını açıkladı.

CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve İl Başkanı Özgür Çelik'le görüşmesinin ardından ise mahkeme kararı geri aldı. Mahkeme başkanı Başarır ve Çelik'e "Sizden söz aldım, bir tek görüntü dahi dışarı çıkarsa hiçbir izleyici salona alınmayacak" diyerek kararını geri aldı.

***

İSTENEN CEZALAR
578 sayfalık iddianamede tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın, "suç örgütüne üye olma", "ihaleye fesat karıştırma", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlamalarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapsi isteniyor.

Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara'nın "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlamalarından 5 yıldan 15 yıla kadar, tahliye edilen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in de "ihaleye fesat karıştırma" ve "özel belgede sahtecilik" suçlamalarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapsi talep ediliyor.

İddianamede çeşitli suçlamalar yöneltilen 5 belediye başkanı cezaevinde tutulurken, "suç örgütü lideri" olduğu öne sürülen ve hakkında 450 yıla kadar hapis cezası istenen Aziz İhsan Aktaş ise tutuksuz yargılanıyor.