Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) en üst düzey karar alma organı olan Taraflar Konferansı'nın 31'inci oturumu (COP31) için geri sayım resmen başladı.
"Dünyanın İklim Zirvesi Türkiye'de. Hep Birlikte Daha Temiz Bir Geleceğe" mottosuyla yola çıkan zirve, 9–20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek. Yaklaşık 11 gün sürecek olan zirvede; devlet ve hükümet başkanları, bakanlar, bilim insanları, sivil toplum kuruluşları ve küresel aktörler sürdürülebilir bir dünya için ortak masa etrafında toplanacak.
Dev organizasyona ev sahipliği yapacak şehir olarak Antalya'nın seçilmesi tesadüf değil. Şehrin güçlü uluslararası havalimanı altyapısı, dünya standartlarındaki konaklama kapasitesi ve devasa kongre merkezleri, dünyanın dört bir yanından gelecek on binlerce katılımcıyı ağırlamak için en uygun zemini sunuyor.
Bunun yanı sıra Antalya, iklim krizinin etkilerini ve kuraklık riskini en sıcak şekilde hisseden Akdeniz Havzası'nda yer alması sebebiyle de stratejik bir sembol niteliği taşıyor. Zirvenin, krizin doğrudan etkilediği bu coğrafyada yapılması kararlara ayrı bir küresel anlam yükleyecek.
Türkiye'nin bu dev organizasyona ev sahipliği yapacak olması, ülkenin uluslararası arenadaki çevre vizyonunun ve iklim diplomasisindeki yükselen liderliğinin bir tescili olarak yorumlanıyor.
Özellikle küresel bir marka haline gelen ve dünyada model olarak kabul edilen "Sıfır Atık" girişimi ile döngüsel ekonomi alanında somut adımlar atan Türkiye; ulusal politikalarını küresel savunuculukla birleştirerek iklime dirençli kalkınmanın öncüsü konumunda. COP31, Türkiye'nin bu liderliğini pekiştirirken, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında köprü vazifesi görerek uluslararası iş birliğini de hızlandıracak.
1995 yılından bu yana gezegenin geleceğine yön veren COP zirveleri, daha önce Paris Anlaşması gibi tarihi kararlarla küresel piyasaları ve çevre yasalarını baştan aşağı değiştirmişti.
COP31'de alınacak kararların da benzer şekilde dünya ekonomisine ve çevre politikalarına yeni bir yön vermesi bekleniyor. Antalya'da gerçekleşecek oturumlarda;
Ülkelerin yeni nesil karbon emisyon hedefleri, enerji politikalarında yeşil dönüşüm adımları, iklim finansmanının kapsamı ve dağılımı, sürdürülebilir kalkınma modelleri gibi tüm insanlığı ilgilendiren bağlayıcı kararlar masaya yatırılacak.
Tarihi zirveye doğru zaman daralırken Türkiye, teknik hazırlıkların yanı sıra iklim diplomasisi trafiğini de hızlandırdı. 9 Kasım 2026 sabahı Antalya'da başlayacak olan COP31, sadece küresel politikaları belirlemekle kalmayacak; gelecek nesillere daha yaşanabilir ve temiz bir dünya bırakma hedefinin en önemli kilometre taşı olacak.
Zirveye doğru geri sayım hızlanırken, Antalya'da 11 gün boyunca küresel iklim gündemine yön verecek resmi programın detayları da netleşti. Yeni kurallar koymaktan ziyade bugüne kadar verilmiş küresel sözleri hayata geçirmeyi hedefleyen COP31 takvimi, iklim krizini doğrudan insan hayatına bağlayan 12 tematik gün üzerine kuruldu. Program, doğrudan insan yaşamını ve sofrasını ilgilendiren "Gıda, Tarım ve Sağlık" temasıyla başlayacak; ikinci gün ise enerji güvenliği, şebeke altyapısı ve elektrifikasyon süreçlerini kapsayan "Enerji ve Ulaşım" oturumlarıyla devam edecek.
Takvimin en dikkat çekici stratejik hamlesi ise 11-12 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Liderler Zirvesi olacak. Önceki COP toplantılarının aksine dünya liderlerinin açılışta değil, ilk haftanın tam ortasında zirveye katılım sağlayacak olması; siyasi iradenin teknik müzakerelerin içine doğrudan dahil edilmesini sağlayacak. Liderler Zirvesi oturumlarında "Sıfır Atık" ve "Dirençli Şehirler" başlıkları en üst düzeyde ele alınırken; atık ve metan gazı yönetimi, küresel bir iklim konferansında ilk kez bu denli merkeze taşınmış olacak.