YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon skandalına ilişkin milletvekillerine çağrıda bulunarak, "Bütün milletvekili arkadaşlarıma söylüyorum; eline belge gelen, bilgisi olan, bu bilgiyi 'aman ha öyle mi olur, böyle mi olur...' Kaya gibi arkanızdayız! Koyacaksınız ortaya, doğru mu yanlış mı onlar söyleyecek. Eğer yanılgı olsun istemiyorlarsa o lanet listeyi kendileri açıklasınlar" dedi. Özel, "İftirayı birbirinize atıyorsunuz, attırıyorsunuz. Parti içinde birbirinizi yiyorsunuz! Sonra gelip bize ahkâm kesiyorsunuz. Hadi oradan" sözleriyle AKP'ye tepki gösterdi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İktidara dış politika konusunda eleştirilerde bulunan Özgür Özel, "Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir" dedi.
"Yemen çöllerine ilişkin Türkiye'nin bir planı, bir programı yoktur" diyen Özel, "Trump'ın figüranı olmaya, İsrail'in koruyucusu olmaya, Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız" ifadelerini kullandı.
Fon skandalına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenerek, "Ey Erdoğan! Atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan AK Partili... Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz, sen tam göbeğindesin!" diye konuştu.
Milletvekillerine çağrıda bulunan Özel, "Bütün milletvekili arkadaşlarıma söylüyorum; eline belge gelen, bilgisi olan, bu bilgiyi 'aman ha öyle mi olur, böyle mi olur...' Kaya gibi arkanızdayız! Koyacaksınız ortaya, doğru mu yanlış mı onlar söyleyecek. Eğer yanılgı olsun istemiyorlarsa o lanet listeyi kendileri açıklasınlar" dedi.
AKP'ye de tepki gösteren Özel, "Sen listeyi açıklama, T.C.'si yanlış, sanki iftira atmış! İftirayı birbirinize atıyorsunuz, attırıyorsunuz. Parti içinde birbirinizi yiyorsunuz! Sonra gelip bize ahkâm kesiyorsunuz. Hadi oradan" ifadelerini kullandı.
Butlan yönetimindeki CHP'den İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili gelen açıklamalara tepki gösteren Özel, "Prensesleri Afyon'dan AK Parti'ye koşa koşa giderken hiç sorumluluk almayanlar, Ataşehir'de taraf değiştiren altı belediye meclis üyesinin beşi önceki dönemin sorumluluğunda olanlar, çıkıp da bize İzmir'le aramıza girip 'Özür dileyecek misin?' İzmirlinin ayağının altına yatarım ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara bu partiyi teslim etmem. Aklınızı başınıza alın" diye konuştu.
Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Bizimkiler dış politikada neyle meşguller? Türk askerlerini Yemen çöllerine göndermekle meşguller, bunun hesabındalar. Öyle evirmeden, çevirmeden, kitabın ortasından söylemek gerekirse; Türk askerini Yemen'e göndermek, Türkiye'nin hesabı değildir. Düne kadar böyle bir konumuz var mıydı? Türk askerini Yemen'e göndermek, Türkiye'nin planı, Türkiye'nin programı değildir. Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır, İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir.
Kimse Meclis'e gelmemiş, somut bir anlaşmaya dönüşmemiş, anayasanın 90 ve 92'nci maddelerini, yani uluslararası anlaşmaların usulüne uygun müzakere ile yürürlüğe girmesini ve yurt dışına asker göndermedeki Meclis yetkisini ihlal edemez. Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir.
Dış politika Tayyip Bey ve çevresinin şahsi ilişkilerine göre, Amerika'yla kurdukları al - ver ilişkisine göre, 'Ben senin her istediğini yapayım, sen bende olmayan meşruiyeti bana ver. Öyle anlaştık Tom Barrack ile' ilişkilerine göre olmaz. Ve böyle bir durumda herkes şunu bilsin ki; kendine ait bir planı olmayan, başkasının planının parçasıdır. Yemen çöllerine ilişkin Türkiye'nin bir planı, bir programı yoktur. Trump'ın figüranı olmaya, İsrail'in koruyucusu olmaya Mehmetçik'i burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız.
FON SKANDALI
Şimdi asrın soygununun nasıl olduğunu, nasıl yaşandığını ve bu işten nasıl kurtulacağını düşünmekle meşgul hepsi. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına çöktüler. 455 bin yatırımcıyı mağdur ettiler. 2 milyon kişi mağdur. Ancak daha kötüsü borsa mağdurları var kimsenin sesini duymadığı. Bu işten etkilenen kişi sayısı 5 milyonu, etkilenen ailelerle birlikte 10 - 15 milyonu bulan neredeyse Türkiye'deki her beş aileden birini vurmuş olan bir durumla karşı karşıyayız. Bu işin içinde peki kimler var? Erdoğan'ın atadıkları, vurgun yapan fon şirketlerinin yönetiminde geçtiğimiz hafta hem genel merkezimizde, hem burada saydım. Teker teker, her birisinin altında yani fonu yönetenin, yardımcısının, fonun yönetim kurulunda olanların ya da TMSF'nin, SPK'nın, BDDK'nın her birisinin altında Erdoğan'ın atama imzası var. Yani şu kadarını söyleyelim. Fon şirketlerinin yönetiminde büyükelçi ararsan var, Cumhurbaşkanı başdanışmanı var, İstişare Kurulu üyesi var, Varlık Fonu yöneticisi var, eski milletvekili var. Aklınıza gelebilecek yönetimdeki herkes AK Partili.
Durum şundan ibaret. Sayın Erdoğan'ın zaman zaman ifade ettiği bir şey var. Tam olarak kendisine söyleyeyim. Eğer Erdoğan, atayan AK Partili, atanan AK Partili, soyan AK Partili, soyulan, dolandırılan AK Partili. Biz bu işin hiçbir tarafında yokuz, sen tam göbeğindesin. Biz bu işin mağdurlar tarafındayız.
FATMA BETÜL SAYAN KAYA TEPKİSİ
2 milyar lira, 367 ev parası suçüstü yakalanmış kişi Fatma Betül Sayan Kaya ifade verecek. Ertesi gün yazıyor, 'Fatma Betül Sayan Kaya ifade verdi.' Nerede verdi? 'Burada verdi.' Nereden girdi? 'VIP'den.' Nasıl çıktı? 'Özel asansörle.' Kime verdi? 'Bilmiyoruz.' Ne soruldu? Cevap yok. Gizlilik olan soruşturmalarda kişinin sabah evinden çıkışını üstündeki gece kıyafetine kadar servis edenler, sabah evinden çıkıp verdiği ifadeyi dakika dakika servis edenler, cep telefonunun içindeki soruşturmayla hiç ilgisiz bütün konuşmaları, yazışmaları, fotoğrafları doğru yanlış servis edenler Fatma Betül Sayan Kaya'yı havaya temas ettirmeden ifade verip uzaklaştırdılar. Geçmişin bir kirlisi sakız çiğneye çiğneye geldi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne meydan okuya okuya. Fatma Betül Sayan Kaya fotosentez yaparak ifade verdim. Nasıl oldu, nasıl bitti kimsenin haberi yok. İşte AK Parti'nin ikili hukuk sistemi budur.
VEKİLLERE SESLENDİ
Bütün milletvekili arkadaşlarıma söylüyorum. Eline belge gelen, bilgisi olan, bu bilgiyi 'Aman ha öyle mi olur, böyle mi olur?' Kaya gibi arkanızdayız, kaya gibi bütün Türkiye. Koyacaksınız ortaya. Doğru mu, yanlış mı onlar söyleyecek. Eğer yanılgı olsun istemiyorlarsa o lanet listeyi kendileri açıklasınlar görelim. Kendileri açıklasın haramzadeler.
AKP'YE TEPKİ
Sen listeyi açıklama, T.C.'si yanlış, sanki iftira atmış. Birbirinize iftirayı birbiriniz atıyorsunuz, attırıyorsunuz. Parti içinde birbirinizi yiyorsunuz. Sonra gelip bize ahkâm kesiyorsunuz. Haydi oradan, haydi oradan. Bütün arkadaşlarımın sonuna kadar arkasındayım. Bir santim geri adım atan sizden beter olsun.
İBB DAVASI ÇAĞRISI
Şimdi nihayet umarız yarın Ekrem Başkan savunma yapmak için yeni bir dalavere alevere olmazsa kürsüde olacak. Ben demokrasiye ve adalete inanan herkesi Ekrem İmamoğlu'nu savunmak için değil; avukatları savunur, Ekrem İmamoğlu'na inanmak için değil; inananlar inanıyor, sevenleri inanıyor. Siz tarafsız bir gözle, adil yargılanma hakkını savunmak için İmamoğlu davasına gelebiliyorsa gelmeye, gelemeyenleri kulak vermeye, ne söylüyor diye dinlemeye, okumaya, yani Ekrem İmamoğlu'na 1,5 yıldır bu kadar iftira atılıyor diyorlar. Tarafsız bir gözle dinlemeye davet ediyorum. Çünkü Ekrem İmamoğlu'nu desteğe davet etmiyorum. Ona destek veren çok var, bulunur. Biz adil yargılanma hakkını savunmaya, savunmasının kısıtlanmamasını savunmaya, tarafsız bir gözle milletimizi bu savunmayı dinlemeye davet ediyorum.
Sonunda şuna inanıyorum ki, Ak Toroslar çetesinin talimatı ne olursa olsun ya da mahkemeyi yönetecek hakimin, heyetin kararı ne olursa olsun, İmamoğlu'nun ihtiyacı olan şey; milletin vicdanında yargılanıp, milletin vicdanında aklanmaktır. Ben onu dinleyen, anlamak için dinleyen herkesin onun masumiyetine, haklılığına ve temizliğine inanacağına yürekten inanıyorum.
CEMİL TUGAY'IN AKP'YE KATILMASI
İzmir Belediye Başkanı da gitti AK Parti'ye katıldı. Kendisini seçenlere ihanet edip, yol arkadaşlarına ihanet edip, söylediği her sözü, ettiği her yemini, verdiği her teminatı hiç edip, daha 10 gün önce söylediği sözlerin hepsini birden yok sayıp gidip, bir de orada birilerine methiyeler düzmeye, oralarda pişkin pişkin sırıtmaya, İzmir'le alay etmeye ve İzmirlileri kahredecek işler yapmaya başladı. Bu ne ilk, belki de son olmayacak. Tarihte de hep böyle oldu. Çünkü dönem kirli bir dönem ve bu dönem kirlilerle temizler, cesurlarla korkaklar, menfaatçilerle kahramanlar birbirinden öyle ayrışacak, tarihte öyle yerlerini alacaktır. Ben bir yıl önce kongremizi yaparken 'Ben size iktidara gül bahçelerinden yürümeyi değil; dikenli yollarda yürümeyi, eziyet çekmeyi, üzülmeyi ama teslim olmamayı vaat ediyorum' demiştim. Oradaki yolda devam ediyoruz. Elbette İzmir'de yaşananlar ve İzmir'de yaşananların İzmirlilere hissettirdiklerini anlıyorum.
BUTLAN YÖNETİMİNDEKİ CHP'YE SERT TEPKİ
O gün belirlenen çeşitli yöntemlerle diğer adayların belirlendiği gibi belirlenen aday, bugün ihanet etti. Şimdi birileri o gün büyük bir zafer, başarı deyip sahiplenen birileri dönmüş bize ıvır zıvır konuşuyor. Onu yapacakmışım, bunu yapacakmışım, özeleştiri yapacakmışım. Özeleştiri ne? İçim yanıyor, içim. Bakın özeleştiri için şunu söyleyim. Cemil Tugay'a eğer son imzayı bu elim attıysa, bu el kırılsaydı, bu kafa kırılsaydı bugünü görmeseydi de o namussuzu aday yapmasaydı. Özeleştiri ne? Ama kendilerinin ilk ilan ettiği aday, prensesleri, Aydın'da toplayıp kaçarken hiç orada sorumluluk almayanlar, prensesleri Afyon'dan AK Parti'ye koşa koşa giderken hiç sorumluluk almayanlar, Ataşehir'de taraf değiştiren altı belediye meclis üyesinin beşi önceki dönemin sorumluluğunda olanlar, çıkıp da bize İzmir'le aramıza girip 'Özür dileyecek misin?' İzmirlinin ayağının altına yatarım ama sizin gibi haysiyetsizlik peşinde koşanlara bu partiyi teslim etmem ulan. Aklınızı başınıza alın. Kimsiniz siz? Butlancılar. Kimsiniz siz? İktidara teslim olanlar, kim kimsiniz siz? 47 yıllık zaferden sonra kaybetmeye görevlendirilenler. Herkes şunu bilsin. İzmir'le YENİ Parti'nin arasına, İzmir'le Özgür Özel'in arasına kimse giremez. İzmir'de bir üzülen varsa, bir gözyaşı döken varsa kurban olayım ona. Özür ne? Köle olayım ona. Ama herkes haddini bilecek."