HABERLER

Bangalter, Daft Punk'ı bitirme kararını 'Touch' üzerinde çalışırken aldı
21 Eylül 2026 | PowerGroup
Daft Punk dağılalı beş buçuk yıl oldu ve grubun neden bittiği sorusu hâlâ havada asılı duruyordu. Thomas Bangalter, A24 podcast'ine Blood Orange'ın ta kendisi Devonte Hynes ile birlikte katılarak bu kararı tam olarak nerede aldığını açıkladı: 2013 tarihli "Random Access Memories" albümünün en özgün parçalarından 'Touch' üzerinde çalışırken. Bangalter, bu tek şarkı için iki yıl boyunca neredeyse her gün uğraştığını, Pro Tools'ta 250 kanal kayıt yaptıklarını, buna rağmen içine sinmeyen nüanslar kaldığını söylüyor. Bir noktada şarkıyı tamamlamaya çalışırken "Hayatım boyunca bunu yaşamak istemiyorum" hissine kapıldığını anlatıyor; işte o an Daft Punk'ın sona ermesi gerektiğine karar vermiş.

Albümün yolculuğu 2008'in sonlarında başlamıştı. İkili o dönemde çok sayıda parça üretmiş ama ortaya çıkan malzemeden memnun kalmamıştı. Bangalter podcast'te o günleri şöyle özetliyor: "Birçok havalı groove'umuz vardı ama yaptığımız şey bomboştu. Çöpe atmaktan başka çarem yoktu ve ne yapacağımı bilmiyordum." İlham arayışının ortasında gelen Tron teklifi ise yalnızca bir soundtrack'i değil, "Random Access Memories"in kendisini ve Bangalter'in film müziğine duyduğu ilgiyi de gün yüzüne çıkarmış. Kararını bir süre ortağı Guy-Manuel de Homem-Christo'yla bile paylaşmayıp turlamaya ve işini yapmaya devam etmiş.

Paris'teki iki lise öğrencisinden French Touch'a

Hikâyenin başlangıcı 1986'ya, Paris'teki Lycée Carnot'ya uzanıyor. Bangalter ve Homem-Christo daha 12 yaşındayken tanışıyor, ancak sonraki birkaç yılı müzik yapmak yerine dönemin Fransız ve Amerikan sinemasını keşfederek geçiriyorlar: Latin Mahallesi'ndeki sinemalar, Centre Pompidou'daki kütüphane ve evde VHS başında geçen saatler. 17 yaşlarına geldiklerinde Laurent Brancowitz'i de yanlarına alıp Darlin' adlı kısa ömürlü bir rock grubu kuruyorlar. İsim The Beach Boys'un aynı adlı şarkısından geliyor ama grup yalnızca birkaç ay dayanıyor. İngiliz müzik dergisi Melody Maker'ın müziklerini küçümsemek için kullandığı "daft punky thrash" ifadesini sahiplenmeleri ise bir efsanenin ilk adımı oluyor.

Gitar müziğiyle yollarına devam edemeyeceklerini anlayan ikili, o dönem Paris'in her köşesini saran elektronik müziğe yöneliyor ve 28 yıllık macera 1993'te başlıyor. Soma Quality Recordings ile kurdukları bağlantının ardından gelen 'The New Wave' ve 'Da Funk' gibi parçalar, 1997'de yayımlanan "Homework"e giden yolu açıyor; albüm, French Touch tanımının küresel ölçekteki ilk büyük örneğine dönüşüyor. 1997'den 2013'e uzanan 16 yılda albümler, onlarca hit, akıllardan çıkmayan sahne tasarımları, ders niteliğindeki fotoğraf çekimleri ve o ikonik kasklar bir araya geliyor.

Bangalter, meselenin yalnızca tek bir şarkı olmadığını da söylüyor. Daft Punk baştan beri makineleri kullanarak makinelerin sahip olmadığı insani bir duygu yaratmaya çalışan bir projeydi; teknolojiyle insan arasındaki ilişkinin geldiği nokta, onu bu fikri yeniden düşünmeye itmiş. 2021'de, 46 yaşındayken grubun doğal bir sona ulaştığını düşündüğünü ve kendisinin kötü bir kopyası olmak istemediğini belirtiyor. Ayrılıktan sonra Bangalter huzuru film müziklerinde ve klasik müzikte buldu; Homem-Christo kendi adına albüm yapmasa da Rosalía, The Weeknd ve Travis Scott gibi isimlerle çalışarak her yıl bir şarkıya imzasını attı.