HABERLER

Billie Eilish'in ilk başrol filmi The Bell Jar'ın müziklerini Hildur Guðnadóttir yazıyor
Billie Eilish'in ilk başrol filmi The Bell Jar'ın müziklerini Hildur Guðnadóttir yazıyor
13 Ekim 2026 | PowerGroup
Joker ile Oscar kazanan İzlandalı besteci Hildur Guðnadóttir, Sarah Polley'nin yönettiği The Bell Jar'ın müziklerini yazdığını doğruladı. Sylvia Plath'ın romanından uyarlanan ve çekimleri kısa süre önce tamamlanan film, Billie Eilish'e ilk başrolünü kazandıracak. Guðnadóttir, projeye erken bir aşamada dahil olduğunu ve yönetmenin sette çalabileceği temalar yazdığını anlattı. Besteciyle Polley'nin ortak geçmişi 2022 yapımı, Oscar kazanan Women Talking'e dayanıyor.

Guðnadóttir, Eilish kameranın karşısına geçmeden önce onunla da bağ kurmak istediğini söylüyor. "Oscar kazanmış bir müzisyenle çalışmak çok büyük fark yaratıyor" diyen besteci, "Müzik yazarken geçilen süreci anladığını biliyorsun, dolayısıyla yazdığın şey gerçekten ona dokunabiliyor" diye ekliyor. İkilinin Polley'yle birlikte yürüttüğü çalışmayı ise şöyle anlatıyor: "Müzik için neyi hayal ettiğimizi, Sylvia'nın yaşadıklarını müziğe nasıl çevirebileceğimizi konuştuk. Benim için Plath'ın yazdıklarının çekirdeği, bir kimlik arayışında olması. Sürekli 'Ben kimim?' diye soruyor ve bunu anlamak için yazıyor. Billie, Sarah ve ben bunu nasıl duyduğumuzu, müziğe nasıl çevirebileceğimizi ve Sylvia'nın kendisinin ne dinlemiş olabileceğini araştırıyoruz."

Besteci, filmi kariyerinin en heyecan verici işlerinden biri olarak tanımlıyor: "Sarah'yla iyi arkadaşız, bu hikâyeyi onunla birlikte anlatmak harika. Bence yazılmış en muhteşem kitaplardan biri." Plath'ın kitaplarını, denemelerini ve şiirlerini uzun süredir okuduğunu söyleyen Guðnadóttir, "Onun yazdıkları hayat, yaratıcılık ve enerji dolu, insanlar bunu unutma eğiliminde. Bu filmin o tarafı yeniden merkeze taşımasını ve onun muhteşem yaşama biçimini kutlamasını gerçekten umuyorum" diyor.

Kemiklerden perküsyon, şehirden doku

Guðnadóttir'in bu açıklamaları, onur konuğu olarak katıldığı Gent'teki World Soundtrack Awards sırasında geldi. Belçika'ya gitmesine saatler kala besteci, Ari Aster'ın yapımcılığını üstlendiği A24 imzalı gerilim filmi Enemies'in miksajıyla uğraşıyordu. Henry Dunham'ın yönettiği, Jeremy Allen White ve Austin Butler'ın oynadığı Chicago'da çekilmiş polis hikâyesi, ona kentsel ambiyans sesleriyle oynama imkânı verdi. "Şehrin seslerinin filmle nasıl çalıştığını çok ilginç buluyorum" diyor besteci, çevresel dokularla müzik arasındaki ilişkiyi kurcaladığını anlatıyor.

Besteci, Nia DaCosta'nın yönettiği 28 Years Later: The Bone Temple'ın müziklerini yazarken Danny Boyle'un imzasını taşıyan ilk filmden tek bir nota duymadığını, tek bir kare görmediğini söylüyor. İki film arasında müzikal bir bağ kurulup kurulmayacağını sorduğunu, ancak skorların tamamen ayrı tutulmasının bilinçli bir tercih olduğunu anlatan Guðnadóttir, ilk filmi herkesle birlikte sinemada izlediğini belirtiyor: "Orada oturmuş, 'lütfen birbiriyle uyuşsun' diye düşünüyordum, çünkü kendi bölümümü çoktan teslim etmiştim ve hiçbir şeyi değiştiremezdim." The Bone Temple'ın perküsyonlarını ise filmin adını harfi harfine alarak gerçek kemiklerden üretti: Berlin yakınlarında hamburgerci işleten bir arkadaşı sayesinde kasaptan artan kemikleri aldı, omuz kemiklerini alkış benzeri vuruşlar, büyükleri derin perküsyon, küçükleri de flüt olarak kullandı. "Her şeyi kendim yapıyorum, kemikleri kaynatmak da buna dahil" diyor.