GEÇTİĞİMİZ HAFTALARDA, İSTANBUL’DA BİR SOSYAL SORUMLULUK PROJESİNE, EDİP AKBAYRAM İLE BİRLİKTE PERFORMANS SERGİLEYEREK DESTEKÇİ OLDUNUZ. PROJEDE BİRLİKTE SAHNE ALMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ ?
Evet, Lütfi Kırdar’da Edip Akbayram ile beraber bir konserimiz oldu. Konser, Türkiye’deki muhtelif Çocuk Esirgeme Kurumları’nın, varolan Çocuk Esirgeme Kurumları’nın ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılmış bir konser idi. Daha önce, geçtiğimiz yaz Bodrum’da Edip Akbayram ile yaptığımız Antik Tiyatro konserinin bir tekrarı oldu, biraz daha geliştirilerek ama tabi. İstanbul’da ilk defa böyle bir şey yapıldı. O açıdan çok önemliydi.
BU KONSERLERİN DEVAMI GELECEK SANIRIM. BAŞKA NERELERDE BİRLİKTE İZLEYEBİLECEĞİZ SİZLERİ ?
Ümit ediyorum ki, bu sadece İstanbul’da değil, insanların beğenisini kazandıktan sonra Türkiye’nin bir çok yerinde yine aynı amaca hizmet etmek üzere, İzmir’de, Ankara’da ve Antalya’da projenin tekrarlarını yaparak, yine elde edilen gelirleri Türkiye’nin muhtelif yerlerindeki, çocuk esirgeme kurumları için kullanabileceğiz. Bu konuda, Edip Akbayram’a ilk teklif götürdüğümüzde bizi büyük bir keyif ile karşıladı. Birçok insan da bize ücretsiz olarak bu konserlerde yardım etti.
ÇALIŞMA TAKVİMİNİZ BİR HAYLİ YOĞUN GÖRÜNÜYOR. İSTERSENİZ ŞİMDİ, KONSER SONRASI PROJELERİNİZDEN BAHSEDELİM BİRAZ ...
Daha başka projelere gelecek olursak ki, kış boyunca yine her sezonda olduğu gibi, aslında tiyatro gösterileri yapmak niyetindeyim ama çok yoğun bir çalışma sezonu geçiyor. Hiç beklemediğim, tahmin etmediğim kadar. Daha önce çıkan 3 albümün getirdiği bir şey, bir birikim bu. Bu açıdan, ne kadar bu sezona yetiştireceğim bilmiyorum ama kısa bir süre sonra büyük bir aksilik olmaz ise, müzik üzerine program hazırlayacağız ve son zamanlarda son çıkan albümümüzün kliplerini yoğunlaştıracağız.
YENİ ALBÜMDE, YİNE ÖNCEKİ ALBÜMLERİNİZDE ÇALIŞTIĞINIZ EKİBİ TERCİH ETMİŞSİNİZ. SANIRIM BU ALBÜMDE, EKİBE EN YENİ KATILAN İSİM SİNAN AKÇIL OLDU.
“Çok Sevdim İkimizi”, geçtiğimiz aylarda piyasaya çıktı, yaz başıydı. Aslında diğer iki albümün, ekip çalışmasının bir devamı idi. Üçlemenin son ayağı gibi düşündük. Bu açıdan ekipte büyük bir değişiklik yapmadık. Sezen Aksu, Ozan Doğulu klasiği bozulmadı bu albümde. Yine Bülent Özdemir besteleri vardı, ancak bu defa albüme çok yeni bir isim eklendi, Sinan Akçıl. Sinan Akçıl’ın “Biri Bana Gelsin” isimli parçası ki tahminimce yaza damgasını vuran şarkılardan bir tanesi idi. Bizim için de, duyduğumuz anda çok etkilendiğimiz çok özel bir parça idi. Yine albümün en favori parçalarından biri ki, aslında bu kadar beğenileceğini düşünmediğim, çok sempatik bir parça olan ve bizlerin de beğenilmesini büyük bir keyif ile karşıladığımız “Gül ki”. Gerçekten video klibi ile birlikte, çok sempatik, çok genç bir kitlenin beğenisini kazandı.
PEKİ BİRAZ ALBÜMÜN BAŞARISINDAN BAHSEDELİM. ÇOK KLASİK OLACAK BELKİ AMA, “ÇOK SEVDİM İKİMİZİ” BAŞARISINI NEYE BORÇLU ?
“Bizim Şarkımız”, tam bir klasik, bir şekilde konservatif müzik dinleyicisinin beğenisini kazanan bir şarkı oldu. Bu 3 şarkı, albümün favori şarkıları ki, takvim zaten kaçınılmaz bir şekilde bizi buraya götürdü, aslında albüm öncesi gelen bir tanınırlığa sahipti, kesinlikle albüme konulması gerekirdi zaten. Arkasından, “Sen Söyle Hayat” ve “Aklım Sende Kalır” gibi, Sezen Aksu’nun tartışmasız parçaları ile albüm genel olarak 12 parçaya yayılan ve belirli bir toplam kalitenin üzerindeki bir seviye ile insanların beğenisine sunulduğunda kayda değer bir başarı sağladı.
GENEL OLARAK BİR ALBÜMÜN BAŞARIYA ULAŞMASI İÇİN, NE GİBİ ÖZELLİKLERİ OLMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORSUNUZ ?
Burada, aslında albümlerin başarısı artık günümüzde, hem müzik yayın organlarının artması, müzik televizyon’larının, radyoların artması, bu konudaki sürekli yayınları, internet ve benzeri, daha hızlı ve kalabalık bir tüketim yoğunluğunda, albümün tek satış başarısı, albümde 12 parçanın da belirli bir seviyede olması zorunluluğunu getirmekte. Dolayısı ile de, çok dikkatli bir repertuar seçimi yapmalısınız. Artık eskisi gibi tek parçaya güvenip, albümün çıkış parçasına güvenip diğer parçaların kalitesine çok fazla özen göstermeden, vasat ortamda çıkardığınız ya da çıkarmayı düşündüğünüz albümlerin, gerek beğenilirlik, gerek satış, gerek diğer alanlardaki başarıları çok tartışmalı ve riskli olmakta. Bu açıdan dikkatli olmak gerekiyor artık, çünkü artık albümler bir arşiv niteliğinde ise yani saklayabileceğiniz ve o 12 parçayı da dinlerken, belirli bir keyif ve zevk ile dinlenebilecek gibi ise, insanların albümü alma ihtimali yükseliyor. Bu açıdan repertuar seçimi çok önemli ve albümde yer alan parçaların kalitesi de çok önemli artık.
ALBÜMÜN ÇIKMASI İLE, 3 KLİBİNİZİ NEREDEYSE ARKA ARKAYA İZLEDİK. BU ALBÜME KAÇ KLİP DAHA GELECEK, SIRADA HANGİ ŞARKINIZ VAR, SİZDEN DİNLEYELİM ....
Tabi kliplere gelirsek, “Bizim Şarkımız” ile başladı. Arkasından, “Biri Bana Gelsin”, “Gül ki” ve şimdi “Sen Söyle Hayat” ile “Takvim”e arka arkaya klipler geldi. İkisi bir arada çekildi. Muhtemelen, büyük bir aksilik olmaz ise, “Aklım Sende Kalır” ve “Son Aşkım” ile, 7 parçanın kliplendirilmesi ile, bu albümün klip çalışmalarının sonlandırılmasını planlıyorum. Bir albüm için 7 klip herhalde ortalamanın üzerinde ama bence bu albüm, bu 7 klibi fazlası ile hak ediyor zaten.
KLİPLER TAMAMLANDIKTAN SONRA DA, YENİ BİR ALBÜM ÇALIŞMASI VAR SANIRIM...
Yeni bir albüm çalışması yapılıyor şu anda zaten, tahmini tarihimiz de var, 2009’un Ekim ayı. Büyük bir aksilik olmadığı müddetçe, her şey yolunda gider ise belki tarihi öne çekebiliriz ama albümlerin çıkış tarihleri düşünüldüğünde, bu tarihi bizim 4. albümümüzü yayınlamamız için doğru zaman olarak tayin ettik. Yine ekibimiz belirli zaten, Sezen Aksu, işin prodüksiyon kısmında aranjörümüz Ozan Doğulu, ekibimize katılan Sinan Akçıl gibi çok güçlü besteciler, çok güçlü söz yazarları ile umud ediyorum ki 4. albümde, kazandığımız tecrübeler ile daha şık, daha kaliteli olacak. Burada, bizim şu anda hararet ile çalıştığımız tek şey iyi bir repertuar oluşturmak.
REPERTUARIN HAZIRLIKLARI HAKKINDA İPUCU ALABİLİR MİYİZ ?
Neredeyse yarısı şu anda belirlenmiş durumda, 4. albümümüz ile ilgili şu anda bunu söyleyebilirim.
EKİBİN, ALBÜMÜN BAŞARISINDAKİ ROLÜ NEDİR SİZCE ?
Bir kere iyi bir prodüktör çok önemli, burada Samsun Demir’in bu işi planlamada ve organizasyondaki payı çok büyük. Repertuar oluşturmadaki payı çok büyük. Arkasından tabi ki iyi şarkılar da. Bugün Sezen Aksu olsun, Sinan Akçıl olsun, Bülent Özdemir olsun, Aslı Zen Yentur olsun ve diğer katkıda bulunmuş, genç, yeni söz yazarı ve besteci arkadaşlarım olsun, doğru bir repertuar oluşturmak bu işin başarısındaki ikinci faktör. Üçüncü faktör bu şarkıları bir araya getirip doğru bir kompozisyon ile doğru enstrümanlar kullanarak, Türk dinleyicisinin gönlüne kulağına en güzel şekilde hitab etmesini bilen Ozan Doğulu’da sır. Bu şeyin dördüncü basamağında ise kendimi görüyorum. Bunlardan sonra iyi bir yorum ile buna katkıda bulunduğumu düşünüyorum. Bu dörtlü ekibin doğru çalışması, umud ediyorum ki 4. albümde de aynı başarıyı getirecektir.
SIK SIK KONSER VEREN BİR SANATÇI OLARAK, KONSER PERFORMANSLARININ ALBÜMÜN SATIŞ BAŞARISINI ETKİLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ ?
Konserlerin katkısı şu açıdan önemli, günümüzde artık albüm satışlarının ya da belki video kliplerin ve diğer görsel ve tabiki destekleyen diğer müzik kanallarının bu konudaki katkısının yanında, canlı performans ile izleyiciye ulaşabilmenin sihiri ve katkısı ortak bir dengeye kavuşmuş vaziyette. Yani siz her ne kadar desteğinizi, radyolardan, televizyonlardan muhakkak ki alıyorsunuz ama canlı performans ile geniş halk kitlelerine ulaşamadığınız takdirde bu desteğiniz hep sizi bir şekilde öksüz bırakmakta. Bu açıdan önemli bir şey, bir sanatçının canlı performans kabiliyetinin güçlü olması, o sanatçının gerek albümlerinin satış oranlarının başarısına yansıyor, gerek genel olarak, biz Türkiye için konuşuyorsak, ya da müzik sektöründe, dünya müzik sektöründeki yerini perçinleştiriyor ve kabul edilebilirliğini de arttırıyor.
YANİ KONSERDE İLETİŞİM KURMAK, SANATÇIYI HALKA EKRANDAN DAHA ÇOK YAKINLAŞTIRIYOR...
Televizyon’da gördüğü, gazetede okuduğu ya da radyoda dinlediği bir varlık ile, bir ses ile bir kişilik ile sahnede görkemli bir şekilde buluştuğu zaman, karşılaştığı zaman bir kere o parça ile o insanlar ile aralarında duygusal bir bağ oluşuyor. Doğal olarak da bir şekilde ona karşı bir sempati besliyor, beğendiği takdirde parçaları ve sahne performansını. Bu da, doğal olarak o albümün başarısına yansıyor ve ona ya da albümüne sahip olma arzusunu arttırıyor olabilir. Bu bir tez aslında, bu benim fikrim sizin de bahsettiğiniz gibi ama zannedersem tartışmasız gerçeklik payı olan bir tez.

