ASLINDA SİZ GENÇ BİR SANATÇISINIZ ? 25 .YIL BİRAZ ERKEN GELMİŞ.
İskender Paydaş : Profesyonel müzik yaşantıma başladığımda kaç yaşındaydım, 1983’dü işte. Yani 67 doğumlu olunca ne oluyor ? 16 yaşımda başladım işte. Erken başlayınca da 25. yıl erken oluyor tabi. (Gülüşmeler.) Bu 25. yıl kutlamasından ziyade, 25. yılda da artık sahnede kendimizi bulalım gibi bir şey oldu.
NELER HAZIRLADINIZ PEKİ DİNLEYENLER İÇİN, KONSER MEKANINA GELDİKLERİNDE NASIL BİR KONSEPT BEKLİYOR OLACAK ONLARI ?
İ.P : Aslında ön çalışmalarını daha önce bir kaç konser ile yaptığımız bir proje. Şimdi de The Hall’de bunu daha kapsamlı halde çalmaya başladık. Çok da güzel geçti ilk konser. Burada özellikle şöyle bir şey yapmaya dikkat ettim. Benim için önemli olan –ilkler’i- koymaya çalıştım. Mesela ilk sahne aranjmanı, ilk defa Eklektik olarak Oryantal müzik ile Rock’ı karıştırıp yaptığım ilk aranjman ya da işte ilk Progresive Arabesk denemesi gibi şeyler. Tabi şimdi Özgün ile de ilk kez çalıştığımız parçalar da var. Bunun yanında da hep böyle yılardır bir peçeteye, sağa sola, bulduğum bir kağıda arada bir yazdığım şeyler var, onları hiç bir şekilde kaydetmemiştik bir yerde kullanılmamıştı, onları da ilk defa bu grupla sahnede çalışıyoruz. İlk kez bende öyle duydum. Böyle iki bölüm, birbirine geçmiş iki ayrı konsept gibi aslında. İnsanları hem eğlendirmek hem de artık basite kaçmadan biraz karmaşık çalarak kendi kurtlarımız da dökmek isitiyoruz. Becerebildiğimizi düşünüyorum çünkü konserde insanların yüzünde bu ifadeyi gördük. Bunun da böyle devam edeceğini düşünüyorum şu anda. En azından bir sene sürebilecek bir proje hazırladık.
PEKİ BU YENİ ŞARKILARI YA DA YENİ YORUMLARI DUYANLARIN TEPKİSİ NE OLUYOR ?
İ.P : Yani çoğunlukla bu şarkı neydi ya dedikleri oluyor. Şarkıları değiştiriyoruz. Zaten bunu da kaydedeceğiz, albüm halinde yayınlamayı düşünüyoruz. Şöyle bir şey oluyor aslında, melodisini ya da genel temasını, özünü sabit tutup bir çok şeyi değiştiriyoruz alttaki ki müzisyenin daha çok çalabileceği daha performansa yönelik hale getiriyoruz. Yani şarkıyı başka bir lezzette sunuyoruz daha zevkli bir hale getiriyoruz müzisyen olarak.
İNSAN 25. YILINDA, ARTIK KAYGILARDAN UZAK, DİLEDİĞİ MÜZİĞİ YAPABİLİYOR YANİ...
İ.P : Tabi, şimdi pop müzik yaparken tabi mümkün olduğunca insanların parçaları çabuk sevmesini sağlamak gibi kaygılar var. Bu prodüktör olarak benden kaynaklanıyor, plak şirketlerinden kaynaklanıyor. Biz sevdiğimiz şeyi yapamıyoruz aslında. Halka inmemiz gerekiyor. Öyle bir laf vardır ya işte öyle bir şey oluyor. Burada öyle bir derdimiz yok ve biz şarkılarımızı dinleyen insanların müzik zevklerinin o kadar basit olmadığını düşünüyoruz. Bundan hoşlanıyorlar. Arada plak şirketi falan öyle şeyler yok o yüzden de rahat rahat dilediğimiz müziği yapabiliyoruz.
PROJE ALBÜME DÖNÜŞTÜĞÜNDE, ŞARKILARI SAHNEDE ÇALDIĞINIZ HALLERİ İLE Mİ KAYDEDECEKSİNİZ ?
İ.P : Bu günlerde onu düşünüyorum. Şarkıları aynen böyle mi koyalım yoksa üzerinde biraz daha düşünelim mi diye. Git geller var bu konuda. Bazen çok düşünmek işe yaramaz. Aslında akla geleni hemen yapmak lazım. Yine aynı endişe, önceden yaptığımız albümler sayesinde bir alışkanlık herhalde, baş gösterdi. Yakında bunun uygun bir çözümünü buluruz diye düşünüyorum.
PEKİ ÖZGÜN’E DÖNELİM. BU KONSERLER SİZİN İÇİN NASIL GEÇTİ ?
Özgün : Geçtiğimiz The Hall konseri oldukça keyifli ve güzel oldu benim için hem ufak bir aramız olmuştu. Yeniden başlamış gibi olduk hem de. Şimdi 28 Ekim’de Beyoğlu Hayal Kahvesi, 29 Kasım’da The Hall ve 19 Aralık’da The Hall’de olmak üzere bu konserler devam edecek ve Ankara, antalya, İzmir, Eskişehir gibi başka şehirler de, Üniversite’ler ve alternatif performans mekanlarında sahne almayı planlıyoruz. Bunların tarihleri de yavaş yavaş kesinleşiyor. Benim için de çok özel bir proje. Konuştuğumu gibi, Tükiye’de Pop müzik yapmak çok zor ve çok kısıtlayıcı. Kaygılardan dolayı gerek sahne de gerekse albümde gereçekten istediğinizi çok rahat bir şekilde ortaya koyamayabiliyorsunuz. Fakat pek çok kaygı ve dertten uzak bir proje bu, bir kere sadece müzik yapmak için oluşturulmuş ve başka bir şey gözetmeksizin bu müzisyenlerin bir araya gelip yaptığı özel bir proje oldu. Hep söylüyorum, her şarkıcının içinde olmak isteyebileceği bir performans, böyle bir proje. Büyük bir keyifle arkı söylüyorum, eşlik ediyorum, burada kesinlikle solist gibi bir durumum yok, ben de ekibin bir parçasıyım. Ben olayım gerek Murat Çeken ya da Atiye Deniz olsun, şarkıcı olarak kendis performanslarımızı ekleyip eşlik etmeye çalışıyoruz. Çok da güzel olacak gibi görünüyor.Böyle bir projenin albüme dönüştürülmesi beni daha da heyecanlandırıyor çünkü bu çalışmanın albümü geleceğe kalacak önemli bir eser olacaktır diye düşünüyorum.

